Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/4520 E. 2023/2623 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4520
KARAR NO : 2023/2623
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/812 Esas, 2016/423 Karar sayılı sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve yaralama suçlarından 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, sanık … hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine, yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın trafikte tartıştığı mağdur …’ya yanında taşıdığı yasak nitelikteki tabancanın kabzasıyla vurarak onu darp etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Hükme konu cezanın tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde de belirtildiği üzere; sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık …’in temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/812 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararırına yönelik sanık …’in temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.