YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4945
KARAR NO : 2023/8186
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/603 E., 2016/360 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yokluğunda kurulan hükmün, tebliğ tarihinde askerlik görevini yapmakta olan sanığa usule aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın müdafii aracılığıyla öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1. Sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna,
2. Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
2. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3. Eylemin hile ile gerçekleştirildiğinin sabit olmadığına,
4. Suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediğine,
5. Müştekinin zararının giderilmesi hususunda sanığa süre verilmediğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay günü mağdurun, sanığın üzerine kayıtlı 0212 ile başlayan bir numaradan arandığı, telefondaki şahsın, mağdurun daha önce yapmış olduğu bir takım masrafların iade edileceğini belirterek, mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından sanığın söz konusu kredi kartı ile yurt dışı bağlantılı bir site üzerinden 132,21 USD değerinde harcama yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun oluşması için başkasına ait bir banka veya kredi kartının ya da kart bilgilerinin her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması ve sahibinin rızası olmaksızın kullanılarak çıkar sağlanması gerektiği cihetle; mağdurun sanık adına kayıtlı telefonla aranarak bankalar nezdinde yapmış olduğu bir takım harcamaların kendisine iade edileceği ve bunun için de kredi kartı bilgilerini vermesi gerektiği yönünde ikna edilerek, mağdura ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesinden sonra, onun rızası olmaksızın bunun kullanılarak sanık lehine harcama yapılması şeklindeki eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğundan, Cumhuriyet savcısının eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin de ağır ceza mahkemesine ait olduğuna yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Sanığın kolluk tarafından alınan 17.04.2015 tarihli savunmasında, müştekinin uğramış olduğu zararı gidereceğini belirtmesine rağmen, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlıkta bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın savunması, ING Bank tarafından sunulan 08.12.2014 tarihli cevap yazısı, abone bilgi formu ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından
gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden vaki temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.