YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5124
KARAR NO : 2023/8192
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/420 E., 2016/140 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği,
1. Daha önce yanında çalışmış olması nedeniyle mağdurdan alacağının olduğuna,
2. Mağdura ait kredi kartını bilgisi ve rızası dahilinde kullandığına,
3. İddianın doğru olmadığına,
4. Hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın daha önce mağdur ve kardeşi tarafından işletilen iş yerinde çalıştığı, suç tarihi itibarıyla işten ayrıldığı, çalıştığı dönemde mağdura ait banka işlemlerini yapması nedeniyle kredi kartı bilgilerini öğrendiği, bu şekilde ele geçirdiği kredi kartı bilgilerini kullanarak internet üzerinden telefon faturalarını ödemek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun uğradığı zararın, yapmış olduğu itiraz üzerine ilgili banka tarafından giderildiği anlaşılmakla, sanığın, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
3. Sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırım yapıldığı sırada uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci paragrafında yer alan “…sanığa verilen ceza…” ibaresinden sonra gelmek üzere “…5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca…” ibaresi yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.