YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5239
KARAR NO : 2023/1884
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Eşyayı Gümrük İşlerine Tabi Tutmaksızın Ülkeye Sokmak, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5607 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı,
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 28.09.2012 tarihli 2012/12711 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrası ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli, 2012/2257 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Eşyayı Gümrük İşlerine Tabi Tutmaksızın Ülkeye Sokmak, suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan, aynı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 16.640 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanığın idarenin zararını karşılamış olması nedeni ile, 5607 sayılı Kanuna Muhalefet suçu yönünden, hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, sanığın suç kastı olmadığına ve suça konu aletlerin spor amaçlı kullanıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Çağrı Uluslararası Turist.Had.Eşya Teks.Gıda Dış Tic.Ltd.Şti. Ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, gümrük giriş beyannamesinde belirtilen eşyaları Çin’den ithal ettiği, giriş beyannamesinde belirtilen 106.074 adet ahşap süs eşyası cinsi eşyanın 37.238 adet eşyanın beyan dışı olduğu, 24 adet 3’lü farklı boyutlarda set halinde samuray kılıcı ile 360 adet samuray kılıcının 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan olduğu iddiasına ilişkindir.
2. 05.09.2012 tarihli antrepo beyannamesi, ithalat beyannamesi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı idari soruşturma raporu ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 17.09.2012 tarihli raporu dosyada mevcuttur.
3. Suça konu samuray kılıçları üzerinde yapılan Kriminal inceleme sonucunda; “6136 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen yasak niteliğini haiz kılıçlardan olduğu” tespit edilmiştir.
4. Suça konu eşyaların spor salonlarında eğitim ve gösteri amaçlı kullanıldığına dair Türkiye Budo Federasyonu ve Bayrampaşa savunma sanatları Aikijitsu Spor Kulübünden alınan yazılar sanık müdafii tarafından ibraz edilmiştir.
5. Sanık savunmasında; Çinli firma yetkililerinin hatası nedeniyle eşyaların yanlış konteynere yüklendiğini, suç kastı bulunmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafinin sübuta ve sanığın suç işleme kastının olmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; Sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de; dosyadaki olgular değerlendirildiğinde; kaçak olarak yurda sokulan eşyalardan 24 adet üçlü farklı boylarda set halinde samuray kılıcı ile yine 360 adet samuray kılıçlarının dosya içerisindeki 17.09.2012 tarihli ekspertiz raporu içeriğinden 71 cm uzunluğunda tek ağızlı, sivri uçlu, sırtı küt kavisli yapıdaki, namlusunun her iki yüzeyinde birer adet oluk bulunan samuray kılıcı sayılan bıçak ve yine 70,80 cm uzunluğunda inceltilmiş yapıda, ağız bölümü mevcut, sivri uçlu, oluksuz samuray kılıcı sayılı bıçak yine 50 cm uzunluğunda inceltilmiş yapıda, ağız bölümü mevcut, sivri uçlu oluksuz samuray kılıcı tabir edilen bıçakların 6136 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde belirtilen yasak niteliğine haiz kılıçlardan olduğu, 50 cm uzunluğundaki kılıcın ise yine 6136 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde belirtilen yasak niteliğine haiz kılıç benzerlerinden olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suçların niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna Mauhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5607 sayılı Kanuna Mauhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli, 2012/2257 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.