Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/5243 E. 2023/2631 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5243
KARAR NO : 2023/2631
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Ceza İnfaz Kurumundan kaçmaya imkan sağlamak, Görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet

1.Maliye Hazinesi vekilinin ceza infaz kurumundan kaçmaya imkan sağlamak suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargılama konusu suç yönünden katılan Maliye Hazinesi’nin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ile yetkisinin bulunmadığı, mahkemece katılma hakkı verilmesinin de davaya katılma ve temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık müdafilerinin ve Maliye Hazinesi vekilinin sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Ceza İnfaz Kurumundan kaçmaya imkan sağlamak, Görevi kötüye kullanmak suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Karşıyaka 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2013/542 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Ceza İnfaz Kurumundan kaçmaya imkan sağlamak suçundan, beraat, Görevi kötüye kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafilerinin temyiz isteği; kararın yerinde olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; İzmir Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan sanık …’nun, cezalarını infaz etmekte olan hükümlülerden durumu iyi olanları tespit ettikten sonra ceza evinde iyi koşullarda cezalarını infaz ettirme vaadi ile hükümlülerden maddi menfaat temin ettiği, hükümlüler ve yakınları ile samimi ilişkiler içine girdiği, hükümlüler ile tahliyelerinden sonra görüşmeye devam ettiği, dışarıda buluşarak gece kulüplerine gidip eğlendiği ve tüm masrafları hükümlü veya yakınlarına ödettirdiği iddiasına ilişkindir.
2.İletişimin dinlenmesi kayıtları, hükümlüler ve yakınlarının beyanları, disiplin soruşturmasına ilişkin raporlar dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.Sanık …’nun hükümlü ve yakınları ile dışarıda sürekli buluşarak gece kulüplerine gidip eğlendiği ve tüm masrafları hükümlü veya yakınlarına ödettiği ve bu şekilde görevinin gereklerine aykırı olarak haksız menfaat elde etmek suretiyle görevini kötüye kullanma suçunu işlediği; iddia, sanık savunması, mağdurların ve tanıkların anlatımları, telefon görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümde suçun sübutu ve nitelendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafileri ve katılan hazine vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2013/542 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ve katılan hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafileri ve katılan hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.