YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5267
KARAR NO : 2023/1888
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, mala zarar vermek, görevli memura hakaret, iftira, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Marmara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2014 tarihli ve 2014/36 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, mala zarar vermek, görevli memura hakaret, iftira, kasten yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/21 Esas, 2014/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar vermek suçundan 5237 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevli memura hakaret suçundan 125 inci maddesinin birinci, üçüncü fıkraları (a)-4 üncü bentleri ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, iftira suçundan 5237 sayılı Kanunun 267 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (a) bendi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın müsnet suçları işlemediğine, iftira atmayıp Anayasal şikâyet hakkını kullandığına, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, haksız tahrik ve sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın kardeşi katılan … ile aralarında yaşanan tartışma sırasında …’nin ikametinin kapısına vurmak suretiyle zarar verdiğine, elinde bulunan odun parçası ile katılan …’nin kafasına vurarak yaralanmasına neden olduğuna, olaya müdahale eden Jandarma görevlileri … ve …’a hakaret ve küfür ettiğine, görevlerini yapmalarına engel olduğuna, diğer kardeşi müşteki … tehdit ettiğine, Jandarma görevlisi katılan …’ın kendisine yumruk atarak yaralanmasına neden olduğunu iddia etmek suretiyle iftira ettiğine ilişkindir.
2. 09.02.2014 tarihli olay yeri tespit tutanağı, hasar tespit tutanağı, doktor raporları, katılanların, müştekilerin ve tanıkların birbiri ile örtüşen ifadeleri, sanığın 10.02.2014 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesi ve katılan … hakkında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın dosyada mevcut olduğu,
3. Sanığın suçu kısmen ikrar ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında görevi yaptırmamak için direnme, görevli memura hakaret, Mala zarar vermek ve kasten yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Dava dosyası içeriği, katılanların istikrarlı anlatımları, sanığın kısmen ikrar içeren savunması, doktor raporları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde;
1. Olay tarihinde sanık …’in ikamet etmekte olduğu dairenin zemin kısmına birkaç kez vurması nedeniyle, alt katta oturan katılan … ile tartışmaya başladıkları, tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü, sanığın elinde bulundurduğu odun parçası ile katılan …’nin başına vurduğu, dosya kapsamından temin edilen adli muayene raporunda belirtildiği üzere katılan …’nin hayati tehlike geçirmeyecek nitelikte basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan …’nin eşi olan
…’nin yaralanan katılanı evin içerisine aldığı ve kapıyı kapattığı, bu esnada sanık …’in elinde bulundurduğu odun parçası ile katılan …’nin ikamet etmekte olduğu evin kapısına vurduğu, bu şekilde kapının zarar görmesine sebebiyet verdiği, meydana gelen zarara ilişkin jandarma görevlilerince hasar tespit tutanağı tanzim edildiği,
2. Sanığın jandarma görevlilerince araca bindirildiği sırada ve araç içerisinde karakola götürüldüğü sırada, katılan jandarma görevlileri … ile …’a sinkaflı hakaret içerikli sözler sarfettiği ve katılanları tehdit ettiği, ayrıca jandarma görevlisi katılan …’ın boynunu sıkarak yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın bu suretle görevli jandarma erlerin görevlerini yapmasını engelleyecek nitelikte eylemlerde bulunduğu, katılan …’a ait adli muayene raporunun mevcut olduğu,
B. Sanık Hakkında müşteki Ahmet’e yönelik basit tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Sanığın jandarma aracıyla, karakol binasına götürüldüğü sırada yoldan geçen müşteki …’ya hitaben ”Senin oğlunu öldüreceğim” şeklinde tehdit içerikli sözler sarfettiği, sanığın bu sözleri sarfettiğine jandarma görevlileri … ile …’ın tanık olduğu, anlaşılmakla; atılı suçların unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve bu suça ilişkin uzlaşma teklifinin yapıldığı tarih itibari ile uzlaştırma teklifinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu nazara alınarak yeniden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 inci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
C. Sanık Hakkında katılan …’a yönelik iftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım maddi vaka ve somut olgulara dayandığı, sanığın iddialarını ispat edememesinin iftira suçunun kanıtı sayılamayacağı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunması nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında görevi yaptırmamak için direnme, görevli memura hakaret, mala zarar vermek ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle; Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/21 Esas, 2014/183 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında iftira ve basit tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle; Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/21 Esas, 2014/183 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.