Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/5508 E. 2023/2596 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5508
KARAR NO : 2023/2596
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2010 tarihli iddianamesi ile, sanığın silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında, ek savunma hakkı verilerek, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 27.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/604 Esas, 2015/1310 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2016/200 Esas, 2016/352 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilme tedbirlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

III.GEREKÇE
1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın işyerinde temyiz dışı sanıklar …, …,… ve …’in iştiraki ile çıkan kavgada, bu sanıkları korkutmak maksadıyla ruhsatlı silahı ile yere doğru iki kez ateş etmesi şeklindeki eylemi, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturmaktadır. Ancak sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.