YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6230
KARAR NO : 2023/2355
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis 200,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi suça konu taşınmazın 182 dönüm içerisinde 104 dönümüne hissedar olduklarına, taşınmazın elbirliği mülkiyete tabi olduğuna, hissedarların kullandığı yerlerin ve ekecekleri yerlerin belli olmadığına, suça konu taşınmazın 3 hissedarının yerlerinin … tarafından kiralanarak ekildiğine, sanığın sadece 33.295,59 metrekarelik kısmı ektiğine, suçun oluşabilmesi için elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi gerektiğine, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğuna, hissedarlardan …, …, …, …, …’ın kendilerine düşen 33.295,59 metrekare hisselerini 05.10.2014 tarihinde sanığa kiraladıklarına ekte sözleşme sunduklarına vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanığın katılanın müşterek maliki olduğu 552 numaralı parseli bir hakka dayanmadan sürerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında kolluk olay yerinde inceleme yapmış düzenlemiş olduğu 29.07.2015 tarihli tutanakta 552 numaralı parselin traktörle sürüldüğünü birşey ekilmediğini bildirmiştir.
3. Sanık savunmasında on yıl kadar taşınmazı …’dan kiralayarak kullandığını ancak 2015 yılında taşınmazı sürmediğini, taşınmazı M.K ve kardeşlerinin sürüp ektiğini beyan etmiştir.
4. Tanık Y.B suça konu taşınmazı sanığın son iki yıldır kiralamadığını ve kullanmadığını 2015 yılında taşınmazı M.K ve kardeşlerinin kullandığını beyan etmiştir.
5. Sanık hakkında suça konu taşınmaza tecavüz ettiği için … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/382 Esas sayılı davanın açıldığı mahkumiyetine karar verildiği kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
6. Sanık hakkında katılan tarafından açılan müdahalenin meni ve ecrimisil davasında yapılan keşif tutanağı dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalardaki savunmalarında taşınmazı kiralayarak kullandığına ilişkin beyanının bulunmaması, aynı taşınmazı daha önce ekip biçmesi sebebiyle yargılanıp mahkum olmasına karşın eylemine devam etmesi hususları gözetildiğinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Sanık savunması katılan beyanı ve tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden sanığın bir hakka dayanmadan katılanın müşterek malik olduğu taşınmazı sürerek tecavüz ettiğinin anlaşılması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.