YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6410
KARAR NO : 2023/939
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151 nci maddesinin birinci fıkrası ve 170 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 18.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile; 5237 sayılı Kanun’un 151 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1
yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısı’nın temyiz isteği; sanık hakkında hem mala zara verme suçundan hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan değil, fikri içtima kuralları gereği ağır olan yalnızca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılan ile aralarında husumet olan sanığın, katılana ait aracın ön camına … ederek verdiği zarar ile katılanı tehdit etmesine ilişkindir.
2. Olay ve yakalama tutanağında, sanığın, elindeki tüfekle, katılanın aracına zarar verdiği kamera kayıtlarından tespit edilmiştir.
3. Tanık olarak ifadesi alınan M.E., katılanla aynı apartmanda oturduğunu, saat 21:57 civarı, sanığı, katılanın dairesinin önünde gördüğünü, kısa bir süre geçtikten sonra da dışarıdan silah sesi duyduğunu, dışarı çıktığında katılana ait araca zarar verildiğini gördüğünü beyan etmiştir.
4. Katılan ise, sanık ile aralarında eskiye dayalı husumet ve görülmekte olan davalar olduğunu beyan etmiştir.
5. UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ile katılanın veya yakınlarının taraf olduğu birden çok dava dosyasının bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanığın, katılanın aracına tüfekle … etmesi ile aracına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, silahla tehdit, mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarını oluşturacağı, ancak 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince en ağır cezayı içeren 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer … silahla tehdit ve aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mala zarar verme suçlarından hüküm kurulması gerektiği gözetildiğinde, Cumhuriyet savcısının, sanığın en ağır ceza ile cezalandırılması bu nedenle mala zarar verme suçundan hüküm kurulmaması gerektiğine yönelik temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, sanık ile aralarında husumet bulunduğunu ve sürekli tehdit edildiğini ifade ettiği, UYAP ortamında yapılan araştırmada da mevcut davalar itibarıyla tarafların husumetli olduğu, sanığın alınan savunmasında ise katılana sinirlendiğinden arabasına bilerek zarar verdiğini ikrar ettiği ve olay tutanağında da sanığın, ısrarla apartmanın kapısı açılana kadar zillere bastığı ve kapı açılınca katılanın dairesinin önünde bir süre beklediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer … silahla tehdit suçunu oluşturduğu
gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 18.05.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 18.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.