Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/646 E. 2023/142 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/646
KARAR NO : 2023/142
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ( 6136 sayılı Kanun ) 15 … maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli ve 2015/721 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve adli emanetin 2015/14505 sırasında kayıtlı suç eşyasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın yapılan üst kontrolünde suça konu bıçağın ele geçmesine ve sanığın sahiplenme kastıyla hareket ettiğinin sabit olmasına göre müsnet 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat hükmü tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 14.09.2015 tarihli kolluk tutanağında; olay günü saat 21.35’te kolluğun yaptığı uygulama sırasında sanığın içinde bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın kaba üst aramasının yapılacağı sırada sanık kolluk görevlilerine beline takılı olan bir adet sapı muşta niteliğinde olan sustalı bıçağı olduğunu beyan … rızasıyla teslim ettiği belirtilmiştir.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.09.2015 tarihli uzmanlık raporunda; tetkik konusu bıçağın bir muştalı sustalı çakı benzeri olduğu, yapılan incelemesinde susta kilidinin … ve işler durumda olduğu, bıçağın taşımakta olduğu nitelikler bakımından 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğu, ayrıca tetkik konusu muştalı sustalı bıçak nitelikleri itibariyle 6136 sayılı Kanun’un 15 … maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Oluşa, kolluk tutanağına, uzmanlık raporuna ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın taşınması ve bulundurulması yasak nitelikte olduğu kriminal raporla belirlenen sapı muşta olan sustalı bıçağı pantolonunun beline takarak taşıdığı hususu sabittir.
Sanık bu bıçağı yaklaşık yarım saat önce yolda bulduğunu ve meraktan beline takarak taşımaya başladığını bu duruma arkadaşının da şahit olduğunu savunmuş ise de taşınması ve bulundurulması
yasak nitelikteki bıçağı beline takarak sahiplenen ve yapılan aramada belirtilen şekilde üzerinde bıçak taşırken yakalanan sanığın bu hareketinin atılı suçu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer … “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması ve Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 … ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 … maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle sanık hakkında ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli ve 2015/721 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi.