Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/6490 E. 2023/3119 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6490
KARAR NO : 2023/3119
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.11.2015 tarihli iddianamesi ile ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesi dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi dördüncü fıkrası ve 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 ve 400,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 54 üncü maddesi uyarınca mermilerin müsaderesine; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü, evde sadece babasından kalma mermi bulunduğunu, ruhsatsız silahının olmadığını beyan ederek temyiz etmiştir.
2. Katılan sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan beraat hükmünü, suçun oluştuğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … , boşanma aşamasında olduğu eşi …’nin telefonla pek çok defa arayarak ve gündüz iş yerinin önünde, akşam da evin çevresinde dolaşarak kendisini rahatsız ettiğini, ayrıca babasından kalma ruhsatsız bir silahı bulunduğunu belirterek şikayetçi olmuştur.
2. 16.09.2015 günü evde yapılan aramada bir suç unsuruna rastlanmamış, ancak …, 19.10.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, eşinin babasından kalma ruhsatsız tabancasını üzerinde taşıdığını, ona karşı kullanmasından endişe ederek, tabancanın şarjörünü çıkartıp evde sakladığını, şarjör ve içindeki mermilerin halen evinde olduğunu beyan etmiş, evine gelen kolluk gücüne iki adet paslı şarjör ve içinde 10 adet MKE yapımı 9 (milimetre) mm fişeği teslim etmiştir.
3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen rapora göre, teslim edilen fişeklerin ateşli silah fişeği ve yasak nitelikli oldukları belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında Ayşe’yi telefonla arayarak ya da etrafında dolaşarak rahatsız etmediğini, tabancası bulunmadığını, aramada ele geçen mermilerin babasından kaldığını beyan etmiştir. Tarafların müşterek çocukları olan … mahkemedeki beyanında, annesinin kendisine babasının onu rahatsız ettiğini anlattığını, rahmetli dedesinden kalma bir tabanca olduğunu ama kaybolduğunu sadece evde içi dolu halde şarjörlerinin bulunduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE:
A. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
1. Sanığın evinde babasından kaldığını kabul ettiği 10 adet yasak nitelikli tabanca mermisi ele geçirilmiş olmasına göre, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında bu suç için öngörülen hapis cezasının üst sınırı 6 ay olduğu gözetilmeden, temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen yasak niteliğe haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Yasanın 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Önödeme yapılmaz ise;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleri ile hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Yukarıda gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli 2015/777 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararında katılan tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli 2015/777 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.