Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/6935 E. 2023/189 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6935
KARAR NO : 2023/189
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2015 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, bilirkişilerin yaptığı ölçümlerin birbirinden farklı olduğuna, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılana ait taşınmazları ekip biçerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ve olay yeri krokisine göre; sanığın, katılana ait 1900 nolu parsele 413 (metrekare) m2’lik, 1902 nolu parsele 244 m2’lik bir alana tecavüz ettiği tespit edilmiştir.
3. Mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; sanığın, katılana ait taşınmazlara toplamda 738 m2 tecavüzde bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Sanık ve katılanın taraf olduğu Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/188 Esas ve 2013/481 Karar sayılı ilamı ile sanığın, katılan …’ye ait aynı parsel numaralı taşınmazlarla ilgili sanık hakkında müdahalenin menine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.05.2015 tarihli kararı ile onandığı ve sınır belirlemesi yapıldığı, buna rağmen sanığın sınır taşını katılanın sahip olduğu 1900 ve 1901 nolu parsellerden yaklaşık 738 m2 alana tecavüzde bulunmak suretiyle ileriye taşıdığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, hakkında verilen müdahalenin meni kararına rağmen belirlenen sınırı değiştirdiği, tecavüzüne devam ettiği anlaşıldığından suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında yapılan keşifler sonrası alınan her iki bilirkişi raporunda da sanığın, katılana ait taşınmazlara tecavüz ettiği tespit edildiğinden raporlar arasında çelişki olduğuna ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Sanık, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de 5271 sayılı Kanun’un ”Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 … maddesinin ilgili bölümü şöyledir;
”… 6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,..” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararında ise ”…Sanığın keşif tarihi itibariyle suça konu taşınmaza sınır tecavüzünün halen devam ettirdiği anlaşılmakla işlediği suç dolayısıyla pişmanlık göstermediği ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaate varılmadığından” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, mahkemenin gerekçelerinin yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/545 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2023 tarihinde karar verildi.