Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/6973 E. 2023/3105 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6973
KARAR NO : 2023/3105
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ( 6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2 .Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, emanatte kayıtlı silah ve eklerinin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suça konu tabancanın usulsüz arama kararı ile ele geçirildiği ve hükme esas alınamayacağına, eksik inceleme ile karar verildiğine, silahın neden vahim nitelikte olduğunun raporda açıklanmadığına, silaha takılan aparatın her yerde bulunabilecek bir aparat olduğuna ve bu nedenle silahın vahim olarak kabul edilmemesi gerektiğine, verilen cezanın ağır ve hakkaniyetsiz olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak ve vahim nitelikte silah bulundurduğu iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 14.09.2015 tarihli yakalama tutanağında, kolluk görevlilerinin Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/3091 sayılı önleme araması kararı ve şüphe üzerine sanığa ait ve yol kenarında park halinde bulunan aracın yanına geldikleri, aracın şoför koltuğunun kapı kısmı bölmesinde suça konu silahın fark edilerek geçici olarak muhafaza altına alındığı hususları tespit edilmiştir.
3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23.12.2015 tarihli raporda, suça konu silahın tek tek ve seri olarak çap ve tipine uygun fişekleri patlatması nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak ve vahim nitelikte olduğu, ayrıca silahı tespit edilemeyen olaylar arşivinin 11185 ve 11214 sırasında geçici olarak alıkonulan kovan ve mermi çekirdeklerinin de suça konu tabanca ile atıldığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun “Durdurma ve kimlik sorma” başlıklı 4/A maddesinin altıncı fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde “Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez.” şeklinde düzenleme yer aldığı, daha sonra bu fıkraya 27.03.2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun ile ek cümleler getirilerek “Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması; İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar dâhilinde mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hâllerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilir.” şeklinde yeni düzenlemeye yer verildiği, somut olayda; görevlilerin Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/3091 D. İş sayılı kararına istinaden yaptıkları kontrol sırasında sanığa ait aracın şoför kısmının kapı kısmı bölmesinde görünür vaziyette silah buldukları ve silahın geçici olarak muhafaza altına alındığı belirlenmiştir. Bu itibarla, silahın ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın suça konu tabancanın usulsüz arama kararı ile ele geçirildiği ve hükme esas alınamayacağına ilişkin temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda, suça konu silahın sürgüsünün arka kısmına monte edilmiş aparat vasıtasıyla tek tek ve seri atış yapabildiği ve bu nedenle silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikte olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sanığın eksik inceleme ile karar verildiğine, silahın neden vahim nitelikte olduğunun raporda açıklanmadığına,
silaha takılan aparatın her yerde bulunabilecek bir aparat olduğuna ve bu nedenle silahın vahim olarak kabul edilmemesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın diğer temyiz itirazları yönünden;
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.12.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, silahı tespit edilemeyen olaylar arşivinin 11185 ve 11214 sırasında geçici olarak alıkonulan fişek ve mermi çekirdeklerinin suça konu tabancadan atıldığı tespit edilmiştir. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından, ekspertiz raporunda anılan olaylardan dolayı 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan başka dava açılıp açılmadığı ve açılmış ise iddianame tarihi saptanıp mümkün olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, aksi halde incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) no.lu bentte açıklanan nedenle Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.