YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7104
KARAR NO : 2023/329
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Varto Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Varto Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.460,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; … ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezası tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak çelişkiye neden olunacağından tayin olunan adli para cezası yönünden kararın düzeltilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme üzerine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılana ait taşınmaza ilk önce tandır yaptığı, daha sonra tandırı yıkarak araba garajı yapıp, taşınmazı tel çit ile çevirerek ağaç dikmek suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre, katılana ait 236 ada 2 nolu parsele, komşu 236 ada 3 nolu parsel maliki olan sanık tarafından bir adet araba garajı yapılmak ve kısmen de tel çit ile çevirip ağaç dikmek suretiyle müdahalede bulunulunduğu tespit edilmiştir.
3.Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sanığın, katılanın arsasına 100 (metrekare) m2 tecavüzde bulunduğunu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Keşif bir delil aracı olup; 5271 sayılı Kanun’un ”Keşif” başlıklı 83 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir;
”(1) Keşif, hâkim veya mahkeme veya naip hâkim ya da istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır….”
şeklinde emredilen hükme göre Cumhuriyet savcısı bizzat hazır bulunmaksızın kadastro teknisyeni tarafından dava konusu yerde ölçüm yapıldığı ve rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan şekilde hukuka aykırı olarak bilirkişi raporu düzenlenmekle birlikte bu raporun hükme esas alınmadığı anlaşılmakla hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırı kabul edilmemiştir.
2. Katılan …’ın, sanığın diktiği ağaçların kendi sınırı içerisinde kaldığını belirtmiş olmasına rağmen sanığın tecavüze devam etmiş olması, bilirkişi raporları, sanığın tevil yoluyla ikrarı ile sanığın, katılanlara ait arazilere tecavüz ettiği hususu toplanan tüm delillerle sabit olduğundan sanığın, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme üzerine karar verildiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında … ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim … sayısının alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması ve 5237 sayılı Kanun’da cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden, sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Varto Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 100 günün 5 güne, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile hükmolunan 83 günün 4 güne, mahkemenin takdirine uygun olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL’den hükmolunan sonuç 1.660,00 TL adli para cezasının 80,00 TL’ye indirilmesi ve hükmün 4 üncü fıkrasında yer … “4.460,00 TL adli para cezasına” ilişkin kısım çıkartılarak yerine “3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.