Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/7811 E. 2023/3157 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7811
KARAR NO : 2023/3157
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 . Karayazı Cumhuriyet Başşsavcılığı’nın 12.04.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması, taşınması, bulundurulması suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2 . Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, atılı suçtan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’ın 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adli emanet eşyasının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçu işlemediğine, eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1 . Dava konusu olay, ihbar üzerine sanığın evinde yapılan aramada, çatı bölümünde ruhsatsız olarak Kalashnikov marka uzun namlulu tüfek ile bu tüfeğe ait 2 adet şarjör ve 94 adet fişek ele geçirilmesi nedeniyle, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2 . 01.03.2016 tarihli tutanakta, saat 21:00 sıralarında özel numaradan arayan ve ismini vermek istemeyen erkek bir şahsın, sanığın örgüt yanlısı olduğu ve örgütün sanığa verdiği Kalashnikov marka silah ve mühimmatı evinde bulundurduğuna dair ihbarın olduğu yazılıdır.
3 . 04.03.2016 tarihli ev arama ve el koyma tutanağında, sanığın evinde yapılan aramada suça konusu eşyaların ele geçirildiği, aynı tarihli diğer tutanakta ise, suça konu eşyalarla birlikte bulunan plastik kutu ve suç eşyalarının üzerinin kısmen yağlı, tozlu ve küçük ot parçalarının olduğu ve tozlama yöntemi ile parmak izi tespit edilemediği belirtilmiştir.
4 . 04.03.2016 tarihli diğer bir tutanakta, suç eşyalarının ele geçmesi sonrasında, sanığın, köy içinde, bağrırarak, kendisini ihbar edenin öğretmen … olduğunu, “elbet PKK bunun hesabını soracak, amacınız beni vurup infaz etmek ise götürün karakola kafama sıkın” dediği, silahı koyanın karakol komutanı olduğu şeklinde iftira ettiği ifade edilmiştir.
5 . Van Jandarma Kriminal Laboratuvarının 29.03.2016 tarihli 2016/0379 (Balistik İnc. Ks.) sayılı raporunda, ele geçirilen 2005736 seri numaralı silahın; 7.62x 39 mm. çap ve tipinde mandal marifetiyle tek tek ve seri olarak atış yapabildiği, ateş etmesine mani herhangi bir arızasının bulunmadığı, yapılan tatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, bu tüfekle gönderilen 94 adet fişeğin, 7.62x 39 mm. çap ve tipinde oldukları, bu fişeklerden iğne darbe izli iki adet fişek hariç sekiz adedinin deneme ve mukayese atışlarında kullanıldığı ve fişeklerin patladıkları, iki adet iğne darbe izli fişekten birisinin, inceleme konusu silahtan atılmak istendiği, ancak patlamadığı, diğerinde ise teşhis ve mukayeseye elverişli yeterli karakteristik izinin olmadığı, sözkonusu tüfek ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliğine haiz ateşli silahlardan olduğu ayrıca, tüfeğin aynı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olduğu bildirilmiştir.
6 . Tanık …, dedektör ile arama yapan astsubay ile dışarı çıktıklarını, evine gideceği sırada, … komutan ve sanığın oğlunun bir çuval ile birlikte dışarı çıktıklarını, kendisi yanındaki astsubay dışarı çıktığında “bir şey bulunamadı” diye konuşulduğunu, ancak buna dair tutanak tutulmadığını, sonradan dosyadaki tutanağın tutulduğunu beyan etmiştir.
7 . Tanık …, komutanın da aralarında bulunduğu ekip, çatıdan çıktığında, herhangi bir şey bulunmadığı söylentileri olduğunu, sonra askerlerin tekrar içeri girdiklerini, içeri girdiklerine ellerinde herhangi bir şey olmadığını, dışarı çıktıklarında ise çuvala sarılı bir tüfek ile çıktıklarını beyan etmiştir.
8 . Tutanak mümzi tanık …, sanığın evinde tüfeği bulduktan sonra sanığın kendisini ve öğretmeni suçladığını, çatı katının eğimli olduğu, evin arka kısmında da çatı için kapı bulunduğunu, çatı kapısının kilitli olup olmadığını hatırlamadığını, kapı açıldıktan sonra kapının arkadasındaki bidonun arkasında bir şey var mı düşüncesiyle bidonu tekmelediğinde, bidonun altında zemin ile aynı hizada kazınmış zemine oturturmuş prefabrik bir beyaz boru gördüğünü, sanığın oğluna beyaz boruyu kaldırmasını söylediğini, borunun içerisinde olup çuvaldan tüfeğin çıktığını, aramayı sonlandırıp çıkacakken, kapının arkasına bakılmamıştır diye düşünerek baktığında beyaz bidonu gördüğünü beyan etmiştir.

9 . Sanık savunmasında, çatının, evin arka tarafında yere sıfır durumda olduğunu, her zaman açık olduğunu, suç eşyalarının hasımları tarafından konulduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1 . Olay ve olgular bölümündeki tespitler, sanık savunması ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın vahim nitelikte olan ruhsatsız ateşli silah ve fişekleri bulundurma suçunu işlediği sabit kabul edilerek hakkında atılı suçtan kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2 . Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.