YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8776
KARAR NO : 2023/3216
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 54 üncü maddesi uyarınca, 4 yıl 2 ay hapis ve 8.340,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine, adli emanetin 2012/33 sırasında kayıtlı suç eşyasının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında verilen hapis cezasının alt ve üst sınırları dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca yargılama aşamasında müdafii tayin edilmesi gerektiğine, müdafii tayin edilmediği için sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, başka suçlardan devam eden soruşturma nedeniyle sanık …’nin evi ve eklentilerinde usulüne uygun yapılan aramada suça konu 1 adet Simonov marka silah ele geçirildiği, bu suretle sanığın atılı 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Suça konu 1 adet Simonov marka silahın sanığın evinde bulunmasına ilişkin kolluk tarafından 11.03.2012 tarihli Arama ve El koyma Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Suça konu 1 adet Simonov marka silah hakkında Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’ndan 09.05.2012 tarihinde alınan raporda Simonov marka silahın atışa elverişli ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olup, aynı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmaları, suça konu silah ile ilgili alınan uzmanlık raporu, arama ve el koyma tutanağı ve tüm dava dosyası dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin eksik inceleme ile karar verildiğine ve suç kastının bulunmadığına yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası birlikte değerlendirildiğinde alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle istem aranmaksızın müdafii görevlendirmesi yapılacağı belirtilmiştir. Sanığın cezalandırılması istenen ve cezalandırılan 6136 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yıldan fazla değildir. Bu sebeple sanık müdafiinin sanığa yargılama aşamasında müdafii atanmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen temel hapis cezası ve adli para cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken adli para cezasının hesap hatası sonucu 416 gün yerine 417 gün bulunması ve buna bağlı olarak adli para cezasının 8.320,00 TL yerine 8.340,00 TL bulunması Yargıtay tarafından düzeltilebilir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2012/212 Esas, 2016/128 Karar sayılı sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bendinin ikinci paragrafında yer alan “417 gün” ibaresinin çıkarılarak yerine “416 gün” ibaresi eklenmek ve (B) bendinin devamı olan II no.lu bölümün (a) fıkrasında yer alan “8.340-TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “8.320,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.