Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9599 E. 2023/3499 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9599
KARAR NO : 2023/3499
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz istemi, sübuta ve saire ilişkindir.
2. Sanık …’nun temyiz istemi, cezalarda indirim yapılması gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların, … ve …’a ait Halkbank A.Ş tarafından verilen banka veya kredi kartlarını 30.06.2015 tarihinde ATM’ye düzenek yerleştirerek kopyaladığı ve kopyalanan banka veya kredi kartlarını 30.06.2015 tarihinde kullanarak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda veya çok kısa zaman aralıklanıyla peş peşe yapılan çekimlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle; sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümlerde; dosya içerisinde mevcut Halkbank A.Ş’nin 27.07.2015 tarihli yazı ekinde yer alan belgeye göre, …’a ait kopyalanan kart ile 30.06.2015 tarihinde saat 13:59/14:01’de Yurtdışı/… isimli yerde ve …’e ait kopyalanan kart ile ATM’den 14:07’de işlem gerçekleştirildiği anlaşılması karşısında; müştekilere ait kopya kartların farklı yerde kullanılması ve işlemlerin peş peşe olması nedeniyle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle;
Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan incelemede; sanıklar hakkında aynı mağdur banka olan Halkbank A.Ş’ye yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiaları ile ilgili 09.07.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 22.12.2017 tarihli iddianame ile Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/107 Esas sayılı, 21.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 12.04.2016 tarihli iddianame ile Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/63 Esas sayılı, 04.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 15.02.2016 tarihli iddianame ile Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/200 Esas sayılı, 22.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 17.11.2015 tarihli iddianame ile Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/833 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 19.11.2015 tarihli iddianame ile Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/844 Esas sayılı, 29.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 29.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/657 Esas sayılı, 29.07.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 26.10.2015 tarihli iddianame ile Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/793 Esas sayılı, 22.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 07.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/625 Esas sayılı, 10.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 27.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/181 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 06.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/24 Esas sayılı, 30.06.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 06.01.2016 tarihli iddianame ile Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/423 Esas sayılı, 28.11.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 22.07.2020 tarihli iddianame ile Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/664 Esas sayılı davaların açıldığı anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanıklar hakkındaki söz konusu dava dosyaları ve varsa başkaca dava dosyaları araştırılarak derdest olması halinde mümkün olduğunda davanın incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdur bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti, hukuki ve fiili kesinti olmadığının tespiti halinde üretilen kredi kartı sayısı ve sanıkların kastının ağırlı ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezasının üst sınırdan ya da üst sınıra yakın bir oranda belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca en yüksek oranda arttırım yapılması suretiyle cezaların belirlenmesi, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak ve kesinleşen dava dosyası olması, hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde yukarıda belirtilen şekilde 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenecek sonuç ceza ile kesinleşen hüküm veya hükümlerdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve uygulamaya göre de; sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükümlerde; suça konu kartların aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı kopyalanıp sahte olarak üretilip üretilmediğinin belirlenemediğinden bu hususun sanıklar lehine değerlendirildiğinde haklarında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık …’in Sübuta İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığın tevil yollu ikrarı, Halbank A.Ş’nin 27.07.2015 tarihli cevabi yazısı, ATM’lere ait kamera görüntüleri, teşhis tutanakları, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02.10.2015 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin atılı suçların sübutuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sanık …’nun Cezalarda İndirim Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Türk Ceza Hukukunda benimsenen serbest takdir sisteminde cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisinin tamamen hakime ait olduğu, Mahkemece “Sanığın suçtan pişmanlık duyması ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları” göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında ve hükmolunan sonuç cezaların iki yılın üzerinde olması nedeni ile yasal şartlar oluşmadığından sanığın lehe hükümler olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi hükümlerinden de yararlanamayacağı anlaşılmakla, mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen hususlar dışında kalan diğer ve sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) ve (2) nci fıkralarında açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.