Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1106 E. 2023/2973 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1106
KARAR NO : 2023/2973
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2011 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları (b) bendi, 110 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 26.07.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları (b) bendi, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli kararı sanık … ve sanık … müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2020/12182 Esas, 2021/4252 Karar sayılı kararı ile “…CMK.nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/3, CMK.nın 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 Kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine yapılan yargılamaya göre; Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları (b) bendi, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ceza ile cezalandırılmalarına ve ertelenmesine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz isteği yönünden; yeterli delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, darp raporunun delil niteliğinde olmadığına 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması gerektiği gibi sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinden yaklaşık bir yıl kadar önce sanık …’in kızı, diğer sanığın ablası olan tanık T.Ç.’nin katılan ile rızasıyla evden kaçtığı ve kaçıran kişinin katılan olduğunu, sanıkların daha sonra öğrendikleri, olay tarihinde, sanıklarıın katılanın işyerine geldikleri ve hile ile araçlarına bindirdikleri, daha sonra katılanı araç içerisinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede darp ederek evlerine götürdükleri, burada tanık T.Ç. ile yüzleştirdikleri ve katılanı Jandarmaya götürerek bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. Tanıklar T.Ç., M.H. beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
3. Sanıklar savunmasında suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
4. Adli muayene raporuna göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, kendisine mahkemece herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’nun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi ve sanıkların katılanın şahsına zararı verildikten sonra serbest bırakmaları nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde sanıklar hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Tüm dava dosyası kapsamına göre; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanı adli muayene raporu ve sanıkların tevilli ikrarı bir arada değerlendirildiğinde yeterli delil elde edildiği ve suçun unsurlarının oluştuğu, katılanın tanık T.Ç. ile arasında geçen olayın olay tarihinden yaklaşık bir yıl önce olduğu ve tanığın reşit olup rızasıyla gerçekleştiği anlaşılmakla haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık … müdafii tarafından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli kararında sanık … ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.