YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/112
KARAR NO : 2023/2756
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 213 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
2. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında kaldığına ve uygulamaya göre de 5237 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza miktarında üst hadden arttırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, mağdurun, sanığın oğlu olan temyiz dışı diğer sanık … ile 20.06.2018 günü trafikte tartışmalarından dolayı sanığın, konuşmak için mağdurun yanına kahvehaneye gittiği sırada konuşurlarken bir anda bağırarak “sizi yaşatmam, hepinizi vururum” diyerek mağdurun kafasına belinden çıkardığı silah ile vurduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiasına ilişkindir.
2. Dosya kapsamında, tanık M.Ç’nin ve Ö.T.’nin beyanı ile soruşturma aşamasında bilgisi alınan İ.K.’nın beyanı, mağdur hakkında alınan 01.07.2018 tarihli adli rapor mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın eylemlerinin atılı suçun unsurlarını oluşturduğu kabul edilerek duruşmasız yapılan yargılamada, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, belinden çıkardığı silah ile kahvehanede bulunanlara yönelik bağırarak “sizi yaşatmam, hepinizi vururum” dediği olayda, 5237 sayılı Kanun’un 213 üncü maddesinde düzenlenen halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun oluşması için tehditin belirli kişilere yönelik değil, gayrı muayyen olan kitlelere yönelik olması gerektiğinden; sadece kahvehanede bulunanlara yönelik eylemi nedeniyle sanığa silahla tehdit suçundan ek savunma hakkı tanındıktan sonra, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve birden fazla kişiye karşı eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.