YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1122
KARAR NO : 2023/3616
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; uygulanan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü hükmün kaldırılarak mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hukuki işlem yapma ve talepte bulunma imkanı olmayan ve sadece ihbar eden konumunda olduğu soruşturma neticesinde verilen takipsizlik nedeniyle iftira suçunu işlediğinin kabul edilmesinin yerinde olmadığı, gerekçenin yeterli olmadığı, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı ve suç kastı olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın işlemediğini bildiği halde sadece hakkında soruşturma açılmasını sağlamak amacıyla katılan …’in kamu personeli olması nedeniyle görevi kötüye kullandığı isnadıyla şikayet ettiği, katılan hakkında takipsizlik kararı verildiği, sanığın böylece iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık tarafından yapılan 14.08.2016 tarihli Bimer başvurusunda, Bahçelievler asayiş şubede görevli polis memuru Celal soy ismini bilmediğim uzun boylu beyaz saçlı 50-55 yaşlarında olan polis memurundan şikayetçi olduğu çünkü mahalledeki bayanlı içkili restaurantlarda gece geç saatlere izin verdiği, gördükleri kadarıyla rüşvet yediğini, mahalledeki gençleri azarlayıp küfür ettiğini, bu şahsın fetö denen örgütten olduğunu duyduklarını ve onun olduğu her nöbette uyuşturucu satan torbacılara izin veren, rüşvetlerini yiyen bir hain olduğu belirtilmiştir.
3. Katılan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan delil olarak sunduğu belgeler ile iddiaların soyut iddia olarak kaldığı gerekçesiyle 26.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığa eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın katılanı hedef alarak işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat ettiği ve iftira suçunun suçun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile anayasal şikayet hakkını kullandığından bahisle beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğinden ilk derece kararının isabetsiz olduğuna karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; katılandan çok kötü dayak yediği, psikolojisinin bozulması üzerine o kızgınlıkla bu dilekçeyi yazdığını beyan eden sanığın gördükleri kadarıyla katılanın rüşvet yediğini, mahalledeki gençleri azarlayıp küfür ettiğini, bu şahsın fetö denen örgütten olduğunu duyduklarını ve onun olduğu her nöbette uyuşturucu satan torbacılara izin veren, rüşvetlerini yiyen bir hain olduğunu içeren söylemi ile hukuka aykırı fiiller isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu ve iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/2199 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.