Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1325 E. 2023/2280 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1325
KARAR NO : 2023/2280
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

B. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli kararı ile sanığın hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
C. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli kararının katılan … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarih ve 2019/9401 Esas, 2020/17051 Karar sayılı kararı ile hükmün ”….sanığın hırsızlık ve zincirleme şekilde banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği sabit olduğu halde atılı suçlardan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırı” olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. Her ne kadar yerel mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmemiş ise de bozma ilamından sonra yapılan yargılamada; Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli kararı ile sanığın bozma ilamına uygun olarak;
1. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan; 5237 sayılı Kanunun 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Hırsızlık suçundan; 5237 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın ev arkadaşı olan katılan …’nın babası katılan …’ya ait kredi kartını çaldığı ve çaldığı bu kredi kartı birden çok kez para çektiği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan … şikayetinde; babası …’ya ait kredi kartını en son 22.06.2013 tarihinde kullandığını, akşam saatlerinde kredi kartını bulamadığını, daha sonra bankadan kredi kartı ile nakit çekim işlemi ve alışveriş yapıldığını öğrendiğini, sanık … ile aynı evde kaldıklarını, kredi kartını sanık …’nun alıp almadığını bilmediğini fakat sanık …’dan başka kimsenin evde olmadığını belirtmiştir.
3. Katılan … şikayetinde; uğradığı zarar miktarının 6.500,00 TL olduğunu, zararının sanık tarafından giderilmediğini belirtmiştir.
4. Sanık … bozma ilamından önceki savunmasında; katılan … ile ev arkadaşı olduklarını, katılan …’nın esnafa borcu olması nedeni ile kullandığı kredi kartını kendisine vererek nakit para çekmesini istediğini, kendisinin de katılan …’nın rızası ve talebi doğrultusunda kısım kısım kredi kartı ile nakit para çekerek katılan …’ya verdiğini, ara sıra kaldıkları eve gelen arkadaşları tanık H.T. isimli şahsın katılan …’nın kredi kartının şifresini kendisine verdiği hususunda tanıklık yapabileceğini belirtmiş; bozma ilamından sonraki savunmasında ise; katılan … ile aynı evde kaldıkları için kartı da beraber kullandıklarını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

5. Tanık H.T.; kuaförlük yapması nedeni ile sanık ve katılanları tanıdığını, sanığın katılanların arkadaşı olduğunu, birlikte uyuşturucu kullandıklarını, sanık ve katılanların birbirlerinin kartlarını kullandıklarını, beraber oturdukları bir sırada katılan …’nın para çekmesi için sanık …’ya kartını verdiğini, hatta şifresini de söylediğini gördüğünü ve duyduğunu beyan etmiştir.
6. Katılan …’nın Fortisbank Düzce Şubesinden verilme kredi kartına ait ekstrenin incelenmesinde; TEB Manisa – KES şubesinden 22.06.2013 günü saat 20.45 de 600,00 TL, yine aynı gün saat 20.46 da 1.000,00 TL, 23.06.2013 günü saat 02.24 de 2.000,00 TL, 24.06.2013 günü saat 00.31 de 200,00 TL, yine aynı gün saat 00.33 de 1.000,00 TL, yine aynı gün saat 00.34 de 500,00 TL, yine aynı gün saat 00.37 de 200,00 TL olmak üzere, bir kısmını nakite taksit, bir kısmının nakit avans, bir kısmının da nakit kredi olmak üzere toplam 5.500,00 TL para çekildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılan …’nın kendisine ve çevredeki esnafa olan borcunu ödemesi için katılan …’ya ait kredi kartını şifresiyle verip para çekmesini istediğine dair savunmasının; katılan …’in borcunu kendisinin ödeyebilecek konumda olması ve kredi kartından borcun ödenmesine dair para çekim işleminin defaten çekilmesi mümkün iken sanık tarafından sırasıyla 22.06.2013 günü saat 20:46, 23.06.2013 günü saat 02:24, 24.06.2013 günü saat 00:32’de şeklinde akşam ve gece vakti sayılan zaman dilimlerinde ve katılanların yokluğunda gerçekleşmesi nedeniyle suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, kovuşturma aşamasında dinlenen savunma tanığı …’nin sanık ve katılanların birlikte dolaşıp uyuşturucu madde kullanıp birbirilerinin kartlarını kullandıklarına dair beyanının sanığın kolluk huzurundaki ifadesi ve katılanların anlatımıyla doğrulanıp desteklenmediği, sanığın borç miktarı ve borcun kaynağına dair net ve kesin bir açıklanmasının bulunmadığı, katılan …’in kredi kartı ekstresinde de görüleceği üzere en son 22.06.2013 tarihinde alışveriş gerçekleştirdikten hemen sonra kaybolduğunu farketmesi üzerine 26.06.2013 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunduğu, sanık ile katılan …’in arkadaş olduğu ve aralarında suç isnadını gerektirecek husumetin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık ve zincirleme şekilde banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında her iki suçtan verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı, zincirleme şekilde banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümde sonuç ceza itibariyle şartları bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci, altıncı ve devamı fıkralarının uygulanmadığı; hırsızlık suçu yönünden ise Mahkemece zararın giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verildiğinin belirtildiği, lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince hapisten çevrili adli para cezasına karar verildiği anlaşılmakla sanığın hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık görülmemiş ve hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli kararına yönelik sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.