Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1516 E. 2023/2513 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1516
KARAR NO : 2023/2513
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası ve 58 inci maddenin altıncı fıkrası gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca “7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ilamı ile “sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Bozma ilamından sonra, Kars Asliye Ceza Mahkemesi, 18.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına karar vermiş, ancak sanığın itirazı üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek 29.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suç kastının bulunmadığına, suç tarihinden önce İzmir Askeri Hastanesi tarafından kendisine antisosyal kişilik bozukluğu teşhisi konduğunu ve suç tarihinde cezai ehliyetinin bulunmadığının araştırılarak hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR:
1. Dava sanığın, Kars Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken 20.12.2013 tarihinde cezaevinden firar etmesine ilişkindir.
2. Cezaevi idaresi tarafından hazırlanan 20.12.2013 tarihli tutanak ile olay günü yapılan sayımda sanığın cezaevinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Sanık savunmasında çocuğunun rahatsız olması nedeniyle cezaevinden kaçtığını ikrar etmiştir. Hiçbir aşamada ceza ehliyeti olmadığına dair bir savunma yapmamıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz dilekçesinde İzmir Askeri Hastanesi tarafından kendisine antisosyal kişilik bozukluğu teşhisi konduğunu belirtmiş ise de yargılama aşamasında bu konuda herhangi bir iddia veya beyanının bulunmaması, adli sicil kaydının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde sanık hakkında, akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen bir mahkûmiyet ilamının tespit edilememesi ve sanığın halen cezaevinde hükümlü olarak kaldığı anlaşılmakla temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/532 Esas, 2021/617 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.