YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1775
KARAR NO : 2023/3790
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli kararı ile, ” … Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, ayrıldığı 7 günlük özel izinden, iki günlük süre de geçmiş olmasına rağmen dönmeyerek firar ettiği, yakalanarak cezaevine teslim edildiği iddiasına ilişkindir.
Sanığın, 09.07.2014-16.07.2014 tarihleri arasında izinli olduğuna dair izin belgesi, 18.07.2014 tarihine kadar Ceza İnfaz Kurumuna dönüş yapmadığına dair aynı tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
Sanığın 10.02.2016 tarihinde cezaevine teslim edildiği belirlenmiştir.
Sanık aşamalardaki beyanlarında, suçlamayı ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması nedeniyle, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın ikrar içeren savunması, izin belgesi ve diğer tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş ve sanığın temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “18.07.2014” yerine “16.07.2014” olarak yazılması ve sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numarada açıklanan nedenle Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak gösterilen “16.07.2014” ibarelerinin çıkarılarak yerine “18.07.2014” ibareleri yazılması ve hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.