YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1851
KARAR NO : 2023/3217
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2010 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında katılan …’a yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında katılan …’a yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/1046 Esas, 2020/1352 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince katılan …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükme yönelik sanık … müdafii, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli kararının sanık … müdafii, sanık … ve müdafii ile sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/2577 Esas, 2021/11920 Karar sayılı ilamı ile, “Mağdur … ’ın soruşturma ve kovuşturmanın hiç bir aşamasında dinlenmediği, mağdurun duruşmada mutlaka dinlenmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamı sonrası, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında katılan …’a yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, katılan …’in, sanık …’ın olay yerinde olmadığı beyanı dikkate alınmaksızın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğuna, katılan …’e …’ın teşhisinin usulüne uygun bir şekilde yaptırılmadığına, mağdur …’in kovuşturma aşamasında yaptığı teşhisin usulüne uygun olmadığına, sanıkta ele geçirilen tüfeği sanık …’ın diğer sanık …’den satın aldığı bu sebeple, olay yerinde ele geçirilen ve söz konusu tüfekten atıldığı tespit edilen boş kovan gerekçe gösterilerek sanık …’ın cezalandırılamayacağına, sanığın suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği, hakkında 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç hükümlerine ilişkin 43 üncü maddesinin uygulanmamasının aleyhine olduğuna, aynı Kanun’un 44 üncü maddesindeki aynı eylemi nedeniyle birden fazla suça sebebiyet veren kişinin en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır şeklindeki düzenlemenin kendisi hakkında da uygulanması gerektiğine, mağdurlar …’ın ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 73üncü maddesinde belirlenen şikayet süreleri geçtikten sonra şikayetçi olmaları hususunun dikkate alınmadığına ilişkindir.
3. Sanık …’ın temyiz isteği, suçu işlemediğine, kendisine iftira atıldığına ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, mağdur … ile mağdur …’in beyanlarının çelişkili olduğuna, Mahkemece mağdur …’in sanık ile mağdur … arasında alacak verecek meselesi olduğuna ilişkin beyanına dikkat edilmediğine, sanığın suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, hürriyetten yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözardı edildiğine, sanık hakkında temel hapis cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin somut bir gerekçe sunulmadığına, maddi ve kanuni unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde soğan ticareti ile uğraşan katılan … ve dava dışı mağdurlar … ve …’ı kendilerine uygun fiyatlı soğan satacakları bahanesiyle … ilçesi … Köyü kırsalında ıssız bir yere götürerek, katılan … ile dava dışı mağdurları rızaları dışında silahla bir süre tuttuktan sonra katılan ve mağdurların araçlarını alarak, onları ıssız bir yerde bırakıp olay yerini terk etmek suretiyle katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanıkların aynı olay nedeniyle mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/2577 Esas, 2021/11920 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrüre esas Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/379 Esas, 2005/1510 Karar sayılı ilamının, karar tarihinin 2005 yerine sehven 2015 yılı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1. Olayın intikal şekli ve zamanına, dava dışı mağdur …’ın aşamalardaki ayrıntılı ve birbiri ile uyumlu beyanlarına, mağdur …’in, usulüne uygun yaptırılan, sanık …’ı teşhis ettiği 26.04.2008 tarih ve 11.00 saatli teşhis tutanağı ile, usulüne uygun yaptırılan, sanık …’ı teşhis ettiği 27.04.2008 tarih ve 17.30 saatli teşhis tutanağına, olay yerinde ele geçirilen sigara izmaritinden elde edilen genotipler ile sanık …’den elde edilen genotiplerin birbiri ile uyumlu olduğuna dair Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 24.10.2016 tarihli uzmanlık raporuna, olay günü mağdurların kullandığı 06 AC 0471 plaka numaralı aracın sanık …’den ele geçirildiğine dair 23.04.2008 tarih ve 23.30 saatli olay ve yakalama tutanağına, 02.01.2008 tarihli olay yeri inceleme tutanağına göre olay yerinde bulunduğu belirtilen boş av tüfeği kartuşunun, 26.04.2008 tarih ve 18.30 saatli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanık …’tan ele geçirildiği belirlenen Radikal marka av tüfeğinden atıldığına ilişkin Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 20.03.2019 tarihli ekspertiz raporuna, katılan …’ın bozma ilamı sonrasında alınan beyanında olay tarihinde kendisinin de alıkonulduğuna dair beyanına ve tüm dosya kapsamı ile yapılan duruşmaya, toplanıp karar
yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılan …’ı dava dışı diğer mağdurlarla birlikte alıkoydukları anlaşılmakla, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık … müdafiinin, katılan …’in, sanık …’ın olay yerinde olmadığı beyanı dikkate alınmaksızın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğuna, katılan …’e …’ın teşhisinin usulüne uygun bir şekilde yaptırılmadığına, mağdur …’in kovuşturma aşamasında yaptığı teşhisin usulüne uygun olmadığına, sanıkta ele geçirilen tüfeği sanık …’ın diğer sanık …’den satın aldığı bu sebeple, olay yerinde ele geçirilen ve söz konusu tüfekten atıldığı tespit edilen boş kovan gerekçe gösterilerek sanık …’ın cezalandırılamayacağına, sanığın suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık …’ın suçu işlemediğine ve kendisine iftira atıldığına, sanık … müdafiinin sanığın suçu işlemediğine, mağdur … ile mağdur …’in beyanlarının çelişkili olduğuna, Mahkemece mağdur …’in sanık ile mağdur … arasında alacak verecek meselesi olduğuna ilişkin beyanına dikkat edilmediğine, sanığın suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, hürriyetten yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözardı edildiğine, sanık hakkında temel hapis cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin somut bir gerekçe sunulmadığına, maddi ve kanuni unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, mağdurları hile kullanarak araba ile … Köyü kırsalında ıssız bir yere götürdükten sonra arabadan indirip, adı geçen köyün kırsalında bulunan farklı farklı tepelere götürerek alıkoydukları anlaşılmakla, mahkemece sanıklar hakkında katılan …’e yönelik eylemleri ile dava dışı mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından sanık …’ın, hakkında 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç hükümlerine ilişkin 43 üncü maddesinin uygulanmamasının aleyhine olduğuna yönelik temyiz talebinin, şartları oluşmadığı anlaşıldığından aynı Kanun’un 44 üncü maddesindeki aynı eylemi nedeniyle birden fazla suça sebebiyet veren kişinin en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır şeklindeki düzenlemenin kendisi hakkında da uygulanması gerektiğine, yönelik temyiz talebinin, sanık hakkındaki atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun şikayete tabi olmaması nedeniyle de, mağdurlar …’ın ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 73üncü maddesinde belirlenen şikayet süreleri geçtikten sonra şikayetçi olmaları hususunun dikkate alınmadığına yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.