Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1997 E. 2023/3618 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1997
KARAR NO : 2023/3618
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç uydurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma suçundan dava açılmıştır.
2. Karşıyaka 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Karşıyaka 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarihli kararı ile eylemin iftira suçunu oluşturduğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Karşıyaka 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/220 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen cezayı kabul etmediği, mağdur olduğu, aracın kaçırıldığı ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık suç tarihinde üzerine ruhsatlı 35 MCS 50 plakalı hyundai marka aracı 13.000,00 TL’ye akrabası …’a sattığı halde park halinde iken kimliği meçhul kişilerce çalındığından bahisle Çiğli Emniyet Müdürlüğüne müracaat ederek müsnet suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Tanıklar E.B. ve O.B., 35 M** 5* plakalı Hyundai marka aracın … tarafından …’a satıldığını beyan etmişlerdir.
3. Sanık, kendisine ait aracın evin arka sokağında park halinde olduğu halde çalındığından bahisle çiğli ilçe emniyet müdürlüğüne müracaat ettiğini, aracın çalınmadığını, aracı teyzesinin oğlu …’a 2013 yılında 13 bin liraya satmak konusunda anlaştıkları halde ödeme yapmadığı, araçla ilgili borçlardan kurtulmak için müracaat ettiğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Davaya konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu yönündeki Yargıtay bozma ilamı ve aynı kanun maddesi uyarınca cezalandırılması istemini içeren Cumhuriyet savcısı mütalaasına karşı savunması alınan sanık hakkında ayrıca ek savunma hakkı verilmesi gerekmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen bir nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde mağdurların hırsızlık yapmadığını bildiği halde, haklarında adli yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 08.07.2015 tarihli ilk hükümde mahkumiyetin 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra verilen 13.04.2022 tarihli son hükümde 1 yıl hapis cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son hükmü uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi isabetsiz bulunmuş ise de 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/220 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararına yönelik sanık temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 500 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.