YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2021
KARAR NO : 2023/1889
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/16942 Esas, 2021/11894 Karar sayılı kararı ile “….Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamı sonrası Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerini uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Sanığın istemi üzerine yeniden yapılan yargılamada, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, makul bir sebep olmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına, kasıtlı olarak imza yükümlülüğünü aksatmadığına, cezaevine teslim olması gerektiğine dair bilgilendirme yapılmadığına vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde hükümlüyken şartlı tahliye tarihine kadar cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymaması nedeniyle Çorum İnfaz Hakimliğince kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, kararın sanığa tebliğ olmasına karşın teslim olmayarak tutuklu veya hükümlünün kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın yakalandığına ilişkin evraklar ve kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın Denetimli Serbestlik müdürlüğü infaz dosyası getirtilerek, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının sanığa tebliğ edildiği adresle, sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne bildirmiş olduğu adresin aynı adres olup olmadığı araştırılıp, kapalı cezaevine iade kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği değerlendirilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre’de;
1. Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenerek takdiri indirim uygulanabilmesine karşın, bu hususlar irdelenmeden “takdiren” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanunun 105/A-8 maddesi yollamasıyla 292/1. maddesi” olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.