Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2066 E. 2023/2669 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2066
KARAR NO : 2023/2669
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararının katılan Lütfiye vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: katılan Lütfiye vekilinin yüzüne karşı 17.12.2021 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan Lütfiye vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir.
Bahse konu karara karşı katılan ilgili kurum vekilinin temyizi üzerine, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılan ilgili kurum vekili temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli kararının katılan ilgili kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli kararı ile Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından aldırılan 28.08.2013 tarihli raporda hafif düzeyde zihinsel gelişim geriliği (IQ:50) olduğu, hiç okula gitmemesi ve sosyokültürel desteği olmadığından zihinsel durumunun daha da kötü olduğu izlenimi verdiği belirtilen mağdurenin, dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli, 2014/257 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ilgili kurum vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının farklı yorumlandığı, olay ve belgeler açısından yeterli değerlendirme yapılmadığı, bozma ilamındaki hususlar yeterince araştırılmadan ve nitelendirilmesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, maddi gerçeğe, hukuk ve usule aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, hurdacılık işi yapan mağdurun olay günü evlerine sık gelip giden ve hurda toplama işi yapan sanığı yolda gördüğü, sanığın kendisini evine götüreceği bahanesiyle katılan …’yi harabe bir yere zorla götürerek cinsel saldırıda bulunduğu, aradan bir ay geçtikten sonra katılan …’yi yolda gören sanığın evine davet ettiği ve burada zorla cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın böylece zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02.05.2013 tarihli raporunda, mağdur kızlık zarında ekimoz, 10 günden eski bir zamana ait eski yırtık olduğu,
3. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08/05/2013 tarihli çocuk psikiyatri uzmanındna alınan raporda, mağdur için porteus lab (IQ:50), kentegy IQ:71 düzeyince , hafif düzeyde mental retardasyon saptandığı,
4. Katılan …’nin Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde tanzim edilen 28/08/2013 tarihli raporda, mağdurenin beden sağlığının bozulmadığı, hafif düzeyde zihinsel gelişim geriliği(IQ:50) olduğu saptandığı, hiç okula gitmemesi ve sosyakültürel desteği olmadığından zihinsel durumunun daha da kötü olduğu, ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu,
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen Moleküler genetik incelemede, DNA profillerinin taranması neticesi uyumlu genotip bulunamadığı,
6. 02.05.2013 tarihli görgü ve tespit tutanağında, virane evin çatı, pencere ve kapılarının olmadığı, odaların kısmen yıkık, etrafı boş arazi, odalarda herhangi bir eşya olmadığı tespit edilmiştir.
7. 02.05.2013 tarihli ÇİM raporunda, mağdurun ikinci olayda öncekini unutarak sanığın evine gittiğini beyanı karşısında gerçekleri gizlediği, olayın anlattığı şekilde yaşanmamış olabileceği değerlendirilmiştir.
8. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 08.02.2017 tarihli raporunda, tespit edilen bu zeka geriliğinin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmadığı, dolayısıyla; …’nın, 2013 Nisan tarihinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay ve olgularda belirtilen hususlar ile bozma ilamı doğrultusunda alınan ve katılan …’nin, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğuna dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 08.02.2017 tarihli raporu gözetildiğinde yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ilgili kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A.Sanık hakkında verilen hükme karşı katılan … vekilinin temyiz isteği yönünden
Katılan … vekilinin yüzüne karşı 17.12.2021 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık hakkında verilen hükme karşı katılan ilgili kurum vekili temyiz isteği yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli, 2014/257 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararında katılan ilgili kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ilgili kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.