Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2112 E. 2023/1901 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2112
KARAR NO : 2023/1901
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Beraat ve mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2009 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2010 tarihli kararı ile Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

3. Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir. Ayrıca sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2012 tarihli kararının katılan …Ş vekili tarafından sanıklar aleyhine temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.01.2017 tarihli ve 2016/10287 Esas, 2017/718 Karar sayılı kararı ile, ”(a) Mağdurun kredi kartıyla 12.11.2008 tarihinde 1.000 TL’nin çekilip 10.000 TL’nin ise hesabına havale yapılan sanık … tarafından çekildiği, havale yapanın ise sanık … olduğundan bahisle açılan davada; mağdurun suça konu kartın kendisinde bulunduğu sırada bu işlemlerin yapıldığını beyan etmesi, suça konu kartın bağlı olduğu banka yazılarında eş kart oluşturulduğunun belirtilmesi karşısında, öncelikle suça konu kartın gerçek kart olup olmadığının belirlenmesi açısından, kartla yapılan işlemlerin fiziki kartla ve şifreyle veya kartsız işlemle yapılıp yapılmadığı, ilgili bankadan hesap ekstreleri ile kart yenilemesi veya kayıp-çalıntı ihbarı ile yeni kart çıkartılması talebi olup olmadığının sorulması, sanık …’ın suç tarihinde kullandığı cep telefon numarası saptanıp para çekme ve havale yapma hareketlerinin yapıldığı ATM’de ve çevresinde olup olmadığının tespiti bakımından HTS raporu alınması, kopya kart olup olmadığı hususunda Bankalararası Kart Merkezi’nin görüşüne başvurulması, sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi, sübutu halinde eylemin, kart gerçek ise TCK.nun 245/1 maddesindeki suçu oluşturacağı ve mağdurun kart sahibi, sahte kart ise aynı yasanın 245/2-3. maddelerindeki suçlar kapsamında olup sahte kart üretmek suçundan da dava açılması sağlanarak, incelenmekte olan dosyayla birleştirilip mağdurun banka olacağı da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
(b) Kabule göre de; kısa kararda sanık …’ın aynı suçtan hem mahkumiyetine hem de beraatine karar verilmesi, gerekçeli kararda ise hırsızlık suçundan sanık …’ın beraatine, sanık …’ın mahkumiyetine karar verilerek hükmün karıştırılması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli kararı ile;
a. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık … hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
c. Sanık … hakkında kurulan 11.01.2022 tarihli hükmün vekalet ücretine takdir edilen kısmında “Sanık … Munga kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak katılana verilmesine” ve hükümde Sanık …’ın soy ismi Munga olarak yazıldığı gerekçeli karar yazımı esnasında fark edilerek, sehven yapılan bu hatanın düzeltilerek;

i) Hüküm fıkrasının “5. bölümü” tamamen kaldırılarak yerine; ” Sanık …’a kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık …’a verilmesine”
ii). Hükümde Munga olarak yazılan kısımların Mungan,
şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ”Sanık … hakkında kurulan beraat hükmü yönünden; oluşa ve dosya içeriğine göre,Suç tarihinde mağdur …’in hesabından 10.000 YTL paranın bilgisi dışında havale edildiği, Akbank T.A.Ş Genel Müdürlüğü’nün 13/03/2009 tarihli Güvenlik İnceleme Raporuna göre havalenin yapıldığı hesabın sanıklardan …’ın olduğu, 12/11/2008 tarihli banka şubesine ait görüntülerin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda parayı sanıklardan …’ın çektiğinin tespit edildiği, Akbank A. Ş’nin 06/02/2018 tarihli yazısıyla mağdurun hesabından 16:09’da ATM’den para çekme işleminin gerçekleştiği, 16:09’da sanık …’ın hesabına ATM’den havale yapıldığı, 22/10/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre 12/11/2008 tarihinde sanık …’nın 16:08 saatinde Adana Beşyüz Evler ATM’sinden işlem yaptığı, 16:17 de ise sanık …’in Akbank Adana Yüzevler Şubesinden parayı çektiği ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde ortak hareket ettikleri ve mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde BERAAT kararı verilmesi, ” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … temyiz sebebi; sübuta ve saire ilişkindir.
Katılan …Ş vekilinin temyiz sebebi;
a. Sanık … yönünden; sanık hakkında hırsızlık suçundan da hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
b. Sanık … yönünden; sübuta ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların, mağdurun Akbank A.Ş’de bulunan hesabından 12.11.2008 tarihinde banka kartı ile 1.000,00 TL çekilmesi ve 10.000,00 TL’nin ise Adana Yüzevler Şubesinde hesabı bulunan sanık …’ın hesabına havale yapıldığı ve bu paranın da sanık … tarafından çekilmesi suretiyle menfaat sağladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Sanık …’ın 0542 323 0333 numaralı cep telefonuna; gönderen M.Kandırmaz ismi altında; “Recep kardeş ben de yoğunum, İstanbul’a gidiyorum sürekli, senlik birşey yok, banka beni arasın” içerikli mesajın 18.11.2008 tarihinde saat 20:58’de 0 538 581 21 80 numaralı hattan gönderildiği; yine; “Recep ben Mustafa olanlar için kusura bakma, kafayı da birşeye takma, ben çözerim Allah’a emanet ol, yarın ararım.”içerikli mesajın aynı numaradan aynı cep telefon numarasıyla 14.11.2008 tarihinde saat 22:51’de gönderildiği mahkemece tespit edilmiştir.
3. Bankalararası Kart Merkezinin cevabi yazısında; bahsi geçen kartın sahte olup olmadığının tespiti için kartın fiziki olarak gönderilmesi gerektiği bildirilmiştir.
4. Akbank A.Ş’nin cevabi yazısında; mağdurun banka kartı ile yapılan işlemlerin kartın fiziki olarak kullanılması suretiyle şifreli olarak yapıldığı bildirilmiştir.
5. 0538 581 21 80 numaralı telefonun … adına kayıtlı olduğu belirlenmiş olup Erhan Usanmaz isimli şahıs temin edilemediği için beyanına başvurulamamıştır.

6. 22.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Beşyüzevler şubesine ait ATM görüntülerine ilişkin yapılan incelemede, saat 16:08’de sanık …’ın ATM cihazının önünden geçtiği, ve yan tarafta bulanan ATM’de işlem yaptığı, şahsın sadece kolu göründüğü, saat 16:10’da tekrar kameranın görüş açısına girdiği ve yolun karşına geçtiğinin görüldüğü belirtilmiştir.
7. Mağdurun hesap ekstresine ve banka cevabi yazına göre; hesabından Beşyüzevler 1 BTM’sinde 12.11.2008 tarihinde saat:16:09’da 1.000,00 TL nakit çekim yapıldığı ve 10.000,00 TL sanık …’ın hesabına havale yapıldığı belirlenmiştir.
8. Sanık …’ın hesabına gönderilen havale tutarı olan 10.000, TL 12.11.2008 tarihinde saat:16:17’de Yüzevler/Adana şubesinden sanık … tarafından çekildiği belirlenmiştir.
9. Akbank A.Ş vekili 21.01.2009 tarihli şikayet dilekçesinde, mağdurun hesabından yapılan işlemlerin kart kopyalama yolu ile yapıldığını bildirmiştir.
10. Akbank A.Ş’nin 25.08.2009 tarihli cevabi yazısında; mağdurun hesabında 12.11.2008 tarihinde meydana gelen işlemler mağdurun hesabına bağlı 5890 **** **** 0165 nolu banka kartının eş kartı üretilerek gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen cezadan aynı Kanunun 43 üçüncü maddesinin birinci fıkrası ile artırım yapılması gerektiği cihetle; oluşa, katılan bankanın cevabi yazılarına, ekstreye, sanıkların savunmalarına, kamera kayıtlarına, kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre; sanıkların mağdura ait banka kartından kopyalanması suretiyle oluşturulan eş banka kartını iştirak halinde fiziki olarak kullanılmak suretiyle mağdurun hesabından 1000,00 TL nakit çekim yapmaları ve mağdurun hesabından banka kartı ile sanık …’ın hesabına 10.000,00 TL havale yapılmasını sağladıkları, daha sonra havale edilen parayı banka şubesinden sanık … tarafından çekilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında düzenlenen suçları oluşturacağı, sahte banka kartı üretme veya bulundurma suçundan iddianamede anlatım ve sevk maddesi bulunmadığı anlaşılmakla; iddianame içeriğine göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; iddianamedeki anlatıma göre, sanıklar hakkında; sahte banka veya kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan kamu davası açılmadığı, 25.01.2017 tarihli bozma ilamımız doğrultusunda, yapılan suç duyurusu üzerine sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.12.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak bu kararın suçtan zarar gören bankaya tebliğ edilmediği anlaşılmakla; söz konusu kovuşturma yer olmadığına ilişkin kararın ilgili bankaya tebliği sağlanarak bu karara itiraz edilmesi suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılması halinde sanıklar hakkında sahte kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümü birinci parağrafta açıklanan nedenlerle Kocaeli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 Tarihli kararına yönelik katılan … vekili ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.