YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2150
KARAR NO : 2023/2575
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.08.2014 tarihli iddianamesiyle sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un(5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (A) bendi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi
ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarih ve 2019/13951 Esas, 2021/6315 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin ‘01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ….basit yargılama usulü uygulanmaz’ bölümündeki ‘hükme bağlanmış’ ibaresinin Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 27.08.2021 tarih ve 2021/700 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine sanık hakkında Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 24.12.2021 tarihli kararı ile tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-8 maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri;
1. Sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesine dair tebligatın usulüne uygun yapılmadığına,
2. Sanığın atılı suçu işleme kastı bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; hakkında şartla tahliye ve hakkındaki cezanın kalan kısmı yönünden denetimli serbestlik kararı verilen sanığın denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, iade kararının sanığa 31.07.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın iki gün içerisinde teslim olmadığı iddiasına ilişkindir.
2. Aydın İnfaz Hakimliği’nin 26.05.2014 tarih, 2014/1195 Esas, 2014/1183 Karar sayılı kararıyla sanığın kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği belirtilmiştir.
3. Kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının 31.07.2014 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebligatın dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında, işlerinin yoğun olması nedeniyle denetimli serbestlik hükümleri kapsamında atılması gereken imzaları atmayı unuttuğunu, kasıtlı olarak hareket etmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin 1 no.lu temyiz sebebinin değerlendirilmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Aydın Çocuk Mahkemesinin 23.05.2008 tarih 2008/101 Esas, 2008/228 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükümlü olan sanık hakkında 5271 sayılı
Kanun’un 105/A maddesindeki koşulların oluştuğu ve hakkında Aydın İnfaz Hakimliğinin 20.11.2013 tarih ve 2013/2250 Esas, 2013/2272 Karar sayılı kararı ile şartlı tahliyesine karar verildiği, cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verildiği, sanığın Açık Ceza İnfaz Kurumundan tahliye olduktan sonra Aydın Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün hazırladığı denetim planına uymamakta ısrar etmesi üzerine hakkında Aydın İnfaz Hakimliğinin 26.05.2014 tarih ve 2014/1195 Esas, 2014/1183 Karar sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, sanığın gerek bildirdiği adresine bu kararın 31.07.2014 tarihinde tebliğ yapılmasına rağmen bu tebliğe uymadığı ve 2 gün içerisinde teslim olmadığı somut olayda;
Sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesine dair kararın 31.07.2014 tarihinde aynı evde oturan kardeşi Serkan Tuzcu’ya tebliğ edildiği, UYAP’tan yapılan sorgulamada; Serkan Tuzcu’nun da tebliğ tarihinde adresinin ” …/Aydın” adresi olması ve sanık ile kardeşinin aynı konutta oturduğunun anlaşılması karşısında sanık müdafiinin tebligatın usulsüz olduğuna dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
B. Sanık müdafiinin 2 no.lu temyiz sebebinin değerlendirilmesinde;
Sanığın atılı hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunu işlediği; denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığına ilişkin tutanaklar, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı, sanığın kaçamaklı savunması ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sanığın kastının bulunmadığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiş ve reddedilmiştir.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 24.12.2021 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan 6 ay hapis cezası tayin edilmesine rağmen hüküm fıkrasında ”alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle” ibaresine yer verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hüküm fıkrasında; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen uygulama maddesinin ”…. alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle …” belirtilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması usul ve yasaya aykırı ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A ve B bentlerinde yer alan temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de; C bendinin ikinci paragrafında açıklanan nedenle Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/1385 Esas, 2021/2770 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün 1 inci fıkrasında yer alan “alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle” ibaresinin çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.