YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2198
KARAR NO : 2023/3086
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.10.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07 2015 tarihli kararı ile sanık hakkında müsnet suçtan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 07.04.2021 tarihli ilamı sanık hakkında lehe hükümler içeren basit yargılama usulünün uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine; İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 30.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle müsnet suçtan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Bu karara sanığın itiraz etmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 26.10.2021 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, talebi üzerine, İstanbul Anadolu 2.İnfaz Hakimliği’nin 30.05.2014 tarihli kararı ile cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak sureti ile infazına ve tahliyesine karar verildiği ve 04.06.2014 mesai saati bitimine kadar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerekirken bu sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmesine karşın müracaat etmeyerek atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Adalet Bakanlığı …’nce düzenlenen tutanakta sanığın başvurması gereken tarihte denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği belirtilmiştir.
3. Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Nakil ve Tebliğ-Tebellüğ Belgesi ile sanığa denetimli serbestliğe 3 gün içerisinde müracaat etmesi aksi halde firar suçundan hakkında işlem yapılacağı bildirilmiştir.
4. Sanık 11.09.2014 tarihinde yakalanarak ele geçirilmiştir.
5. Sanık aşamalardaki savunmalarında, annesinin rahatsızlığı nedeniyle denetimli serbestliğe müracaat etmediğini, ayrıca kendisine tebligat yapılmadığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünde yer verilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması) dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/664 Esas, 2021/855 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün birinci fıkrasında eylemine uyan ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.