Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2280 E. 2023/3018 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2280
KARAR NO : 2023/3018
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (a) bendi delaletiyle 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin

5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararı ile “… basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında ”hükümlü veya tutuklunun kaçması” suçundan 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin (a) bendi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Sanığın itirazı üzerine yeniden duruşma açılarak, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli 2021/663 Esas, 2022/88 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında ”hükümlü veya tutuklunun kaçması” suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin (a) bendi delaletiyle 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık hakkında Antalya İnfaz Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/2711 Esas, 2015/2778 Karar sayılı kararı ile “Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna İadesi ile Kalan Cezası’nın İnfazına Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Devam Olunmasına” kararı verildiği, kararın sanığa tebliğ edilerek kesinleşmesine rağmen süresi içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına cezasının infazı için müracaat etmediği iddiasına ilişkindir.

IV.GEREKÇE
Sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iade edildiğine ilişkin Antalya İnfaz Hakimliğinin 26.10.2015 tarih ve 2015/2711 Esas, 2015/2778 Karar sayılı kararının kendisine bildirilmediğini savunması ve iade kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre yokluğunda verilen kararın sanığa, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kovuşturma aşamasında bildirdiği, aynı
zamanda MERNİS adresi olan adrese MERNİS şerhi ile çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulüne uygun bir tebligattan söz edilemeyeceğinden, unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli 2021/663 Esas, 2022/88 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.