Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2334 E. 2023/2276 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2334
KARAR NO : 2023/2276
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.05.2013 tarihli iddianamesi ile;
1. Yapı Kredi Bankasına yönelik eylemi nedeni ile başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar

sağlama, resmi belgede sahtecilik suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi,
2. Garanti Bankasına yönelik eylemi nedeni ile başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, resmi belgede sahtecilik suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi,
3. Yine Garanti Bankasına yönelik eylemi nedeni ile başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs, resmi belgede sahtecilik suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi gereğince beraatine,
2. Başkasına ait kredi kartını izinsiz kullanmak sureti ile yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararının sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarih ve 2019/18928 Esas, 2019/14911 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün ”… sanığın katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak 10.10.2005 ve 07.03.2006 tarihinde suçtan zarar gören Garanti Bankası AŞ’den iki ayrı kredi kartı talebinde bulunması, düzenlenen bu kartlardan birinin sanığa teslim edilmesi, diğerinin ise teslim edilmeden düzenlendikten sonra banka tarafından imha edilmesi nedeniyle suçtan zarar gören …ye karşı sahte kredi kartı üretilmesi ve kabul edilmesi suretiyle TCK.nın 245/2, 43, yine katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak 19.12.2005 tarihinde suçtan zarar gören …ye kredi kartı talebinde bulunması, düzenlenen bu kartın sanığa teslim edilmesi suretiyle TCK.nın 245/2 maddesi, sahte kredi kartının 03.01.2006-15.01.2006 tarihleri arasında farklı işyerlerinde alışveriş ve ATM’lerden para çekilmesi suretiyle kullanılması nedeniyle eylemlerinin TCK.nın 245/3, 43. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden, TCK.nın 245/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı” olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında;
1. Garanti Bankasına yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Yapı Kredi Bankasına yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

3. Yapı Kredi Bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
4. Sanık hakkında daha önce verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından temyiz edilmiş olması itibarıyla aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası kapsamında aleyhe bozma yasağı nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istekleri;
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının mevcut olmadığına,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi kurumlarının uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Kararın usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna ve diğer re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın üzerine kendi resmini yapıştırmak sureti ile katılan … adına sahte nüfus cüzdanı çıkarttığı, bu nüfus cüzdanı ile Yapı Kredi ve Garanti Bankalarına müracaat ederek sahte kredi kartlarının üretilmesini sağladığı ve Yapı Kredi Bankasından aldığı sahte kredi kartını harcama ve alışveriş yapmak suretiyle kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılan … şikayetinde; sanığın Yapı Kredi ve Garanti Bankalarından sahte belgelerle kendi adına kredi kartı çıkarttırarak kullandığını, kredi kartı sözleşmesi ekindeki nüfus cüzdanının sahte olduğunu, üzerindeki resmin sanığa ait olduğunu belirtmiştir.
3. Katılan … AŞ vekili şikayetinde;katılan bankadan üçüncü kişilere ait kimlik bilgileri ile kredi kartı çıkartılmasını ve teslimini sağlayarak kredi kartını farklı iş yerlerinde alış veriş yapmak sureti ile kullanan ve ATM’den para çeken sanık hakkında şikayetçi olduklarını belirtmiştir.
4. Sanık … savunmasında; katılan … ile birlikte … isimli şahsa iş başvurusunda bulunduklarını, davaya konu eylemleri … isimli şahsın gerçekleştirdiğini, …’nin katılana ait nüfus cüzdanına kendi resmini yapıştırarak bankalara kredi kartı başvurusunda bulunduğunu, davaya konu kredi kartlarının borçlarını ödediğini beyan etmiştir.
5. Yapı Kredi Bankası’nca katılan … adına verilme sahte kredi kartının 03.01.2006-15.01.2006 tarihleri arasında farklı işyerlerinde alışveriş ve ATM’lerden para çekilmesi suretiyle kullanıldığı, Garanti Bankası AŞ tarafından düzenlenen iki ayrı kredi kartından birinin sanığa teslim edildiği, diğerinin ise sanığa teslim edilmeden düzenlendikten sonra banka tarafından imha edildiği, her iki kredi kartının da kullanılmadığı bankalara ait yazı cevaplarıyla tespit edilmiştir.
6. 17.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda; katılan … adına düzenlenmiş Garanti Bankası bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile Worldcard başvuru formundaki katılan …’e atfen atılı imzaların katılan …’in eli ürünü olmadığı, söz konusu imzaların aynı el ürünü oldukları tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin 1 no.lu temyiz sebepleri yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’in akrabası olan katılan … adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı ile Yapı Kredi Bankasından 19.12.2005 tarihinde, Garanti Bankasından ise 10.10.2005 ve 07.03.2006 tarihlerinde iki ayrı kredi kartı talebinde bulunduğu, Garanti Bankası tarafından düzenlenen kartlardan birinin sanığa teslim edildiği, diğerinin ise düzenlendikten sonra sanığa teslim edilmeden banka tarafından imha edildiği ve dolayısı ile bu kartların kullanılmadığı sanığın Yapı Kredi Bankası tarafından düzenlenen kredi kartını teslim alarak 03.01.2006-15.01.2006 tarihleri arasında farklı işyerlerinde alışveriş ve ATM’lerden para çekmek suretiyle kullandığı, sanığın tevil yollu ikrarı, kredi kartı hesap ekstresi, kredi kartı başvurularında sanığın resiminin bulunduğu sahte üretilmiş nüfus cüzdanının kullanılmış olması, bilirkişi raporu şeklindeki somut delillerle sabit olması karşısında; sanık müdafiinin 1 no.lu temyiz sebebi yerinde görülmeyerek sanığın katılan …ye karşı zincirleme şekilde sahte kredi kartı üretme, katılan …ye karşı sahte kredi kartı üretme, katılan …ye karşı zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin 2 no.lu temyiz sebepleri yönünden;
Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında, başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun anılan maddenin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin beşinci fıkrasında birinci fıkra kapsamına giren fiiller bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen suçlar bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında ayrıca sanık hakkında hükmolunan netice cezanın miktarı dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi kurumlarının uygulanmasında yasal olanak bulunmadığından sanık müdafiinin 2 no.lu temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
C. Sanık müdafiinin 3 no.lu temyiz sebebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiş ise de;
İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararının sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği gözetilerek sonuç cezaların 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuç ceza olarak hükmedilmesi kanuna aykırı görülerek, 5320 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli kararında sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün (II) numaralı bendinde yer alan ”Sanık … hakkında daha önce verilen mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmiş olması itibariyle aleyhe temyiz olmadığından CMUK’un 326/son maddesi kapsamında aleyhe bozma yasağı nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın NETİCETEN 3 YIL 9 AY HAPİS ve 100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ”Sanık hakkında daha önce verilen mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmiş olması itibariyle aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeni ile sanığın cezalarının 3 yıl 9 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.