YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2388
KARAR NO : 2023/3221
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında her iki mağdura yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli kararının sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/1112 Esas, 2020/15835 Karar sayılı ilamı ile “Oluşa ve dosya kapsamına göre, dava dosyası içerisinde şikayetçilerin beyanlarının bulunmadığı ayrıca olayın tek şahidi konumunda bulunan mağdur …’in maddi gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından duruşmada dinlenilmediği anlaşılmakla; öncelikle sanığın yargılandığı Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarih ve 2012/7249 E ve 2012/324 K. sayılı dava dosyasının Yargıtay incelemesine esas olmak üzere celp edilmesi veya onaylı örneğinin temin edilerek bu dosya içerisine konulması, mağdur …’in müşteki olarak beyanının alınmasından sonra her iki dosya içindeki deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyiz isteği, yeterli inceleme yapılmadan, lehe hususlar değerlendirilmeden mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık … ve temyiz dışı sanıkların olay günü mağdurlar ile para karşılığı ilişkiye girmek için anlaştıkları, gece vakti mağdurların evine geldikten sonra mağdurları doktor raporlarında belirtildiği şekilde bıçakla boğazlarında sıyrık oluşturup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıktan sonra el ve ayaklarını koli bantları ve ipler ile bağladıkları ve mağdurların paraları ile üç adet cep telefonunu alarak evden ayrıldıkları bu suretle sanık …’ın temyiz dışı sanıklarla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık … ve temyiz dışı sanıkların mağdura yönelik eylemleri nedeniyle yağma suçundan soruşturmaya başlanıldığı, yağma suçundan yargılamanın, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 12.03.2012 tarihli ve 2008/2988 Esas, 2012/4453 Karar sayılı bozma ilamından önce …’nin 2006/30 Esas, 2006/85 Karar sayılı dava dosyasında, bozma sonrasında ise 2012/249 Esas, 2012/324 Karar sayılı dava dosyasında görüldüğü anlaşılmıştır.
3. Yağma suçundan yapılan yargılamanın soruşturma aşamasında mağdurlar hakkında Nöbetçi Adli Tabiplikten 27.11.2005 tarihli doktor raporları alındığı, bu raporlarda mağdurların vücutlarının muhtelif yerlerinde sıyrık şeklinde ekimozlar olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
4. Yağma suçundan yapılan yargılamanın soruşturma aşamasında mağdurların sanıkları, 01.12.2005 tarihli Canlı Teşhis Tutanağı ile teşhis ettiği anlaşılmıştır.
5. Yağma suçundan yapılan yargılamanın soruşturma aşamasında 02.12.2005 tarihli Parmak İzi Mukayese Raporunda olay yerinde ele geçirilen “şeffaf koli bandında” elde edilen parmak izlerinin sanık …’a ait olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık …’ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … ve temyiz dışı sanıkların olay günü mağdurlar ile para karşılığı ilişkiye girmek için anlaştıkları, gece vakti mağdurların evine geldikten sonra fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurları doktor raporlarında belirtildiği şekilde bıçakla boğazlarında sıyrık oluşturarak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıktan sonra el ve ayaklarını koli bantları ve ipler ile bağladıkları ve mağdurların paraları ile üç adet cep telefonunu alarak evden ayrıldıkları, bu şekilde gerçekleşen ve yargılaması Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/249 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yağma suçunun da meydana geldiği anlaşılan olayda, sanığın eyleminin cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek temel cezanın aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üzerinden belirlenmesi,
2.Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık … ve temyiz dışı sanıkların ellerini ve ayaklarını bağlamak suretiyle mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlerken silah da kullandıkları anlaşılmakla, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması ve bu haliyle sanığın atılı suçu birden fazla kişi ile ve silahla işlemesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, sanık hakkında temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/1471 Esas, 2021/1622 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Uyuşmazlık konusu: Dairenin kabulüne göre sanık işlemiş olduğu Hürriyeti tahdit suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı bu eylemin silahla işlenip işlenmediğine ilişkindir.
Sanık hürriyetten yoksun kılma suçundan önce işlemiş olduğu yağma suçunu işlerken mağdurların silah zoruyla ellerini bağlayarak yağma suçunu işlemiştir. Yağma suçu tamamlandıktan sonra hürriyetten yoksun kılma suçunu “mağdurlar, elleri bağlı şekilde kendi evlerinde bırakarak evden ayrılmaları şeklindeki” gelişen eylemde silah kullanmamıştır.
Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.11.05.2023