Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2407 E. 2023/2578 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2407
KARAR NO : 2023/2578
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/629 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 14.07.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 07.04.2021 tarih ve 2019/14313 Esas, 2021/7837 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ….basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2021 tarih ve 2021/321 Esas, 2021/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine sanık hakkında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.03.2022 tarihli kararı ile tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istekleri;
1. Hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükme itirazda bulunmamasına rağmen hakkında hüküm kurulduğuna,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın hükümlü olarak bulunduğu Kartal H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’na sevkedildiği, yol izni de dahil olmak üzere sanığın teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir.
2. 06.11.2014 tarihli tutanak ve aynı tarihli firar fişine göre;sanığın cezasını infaz ettiği Kartal H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 04.11.2014 günü saat 16:20’de açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarının oluşması sebebiyle Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’na sevkedildiği,teslim olması için gereken 3 saatlik sürenin 04.11.2014 günü saat 19:20’de dolduğu,bu süre ve 48 saat geçmesine rağmen izinden dönmediği tespit edilmiştir.
3. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2015 tarihli yazısıyla;sanığın firar tarihinden 6 aylık süre geçtikten sonra 25.05.2015 tarihinde kolluk görevlilerine ifade vermek üzere geldiği belirtilmiştir.

4. Sanık savunmasında; ailevi problemlerinden dolayı açık ceza infaz kurumuna teslim olmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın 1 ve 2 nolu Temyiz Talepleri Yönünden;
Sanığın cezasını infaz ettiği ve hükümlü olarak bulunduğu Kartal H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 04.11.2014 günü saat 16:20’de açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarının oluşması sebebiyle Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevkedildiği, teslim olması için gereken 3 saatlik sürenin sonu olan 04.11.2014 günü saat 19:20’de ve bu süreden itibaren 48 saatlik süre geçmesine rağmen açık ceza infaz kurumuna teslim olmayarak firar ettiği, 06.11.2014 tarihli tutanak, firar fişi ve sanığın ikrara yönelik savunması birlikte değerlendirildiğinde yargılamaya konu fiili gerçekleştirdiği anlaşılan somut olayda;
Mahkemece sanık hakkında verilen cezada; yasal ve yerinde gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 ve devamı maddelerinde düzenlenen yasal ve takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla sanığın 1 nolu temyiz itirazı yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Sanık hakkında 05.11.2021 tarihinde basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara yönelik sanığın 03.12.2021 tarihli itiraz dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmakla sanığın 2 nolu temyiz itirazı yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
B. Sanığın 3 nolu Temyiz talebi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın 3 nolu temyiz itirazı reddedilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde yer alan temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de; (B) bendinin ikinci paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/795 Esas, 2022/223 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1 inci fıkrasında yer alan “…eylemine uyan…” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97/1 maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.