YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2847
KARAR NO : 2023/3112
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.11.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 16.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli ve 2019/15086 Esas, 2021/6591 Karar sayılı kararı ile ” Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda sanık hakkında 5271 sayılı kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
4. Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesi önce sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar vererek hüküm kurmuş, ancak sanığın itirazı üzerine duruşma açarak 23.12.2021 tarihinde sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmamasına; tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına ve cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık suç işleme kastı ile hareket etmediğini, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Anamur Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık, 30.10.2014 tarihinde 7 gün izin kullanmak üzere cezaevinden ayrılmış, ancak teslim olması gereken 06.11.2014 tarihinde cezaevine dönmemiştir. Cezaevi idaresi tarafından 48 saat geçtikten sonra sanık hakkında 08.11.2014 tarihinde firar tutanağı hazırlanmıştır.
2. Sanık savunmasında izin bitiminde cezaevine geri dönmediğini, psikolojisinin bozuk olduğunu belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tevil yollu kabulü ve cezaevi idaresi tarafından hazırlanan tutanak içeriğine göre , suç işleme kastının olmadığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; uygulama maddesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,” hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 1. Bentteki “5237 sayılı Kanun” ibaresinden önce gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye kısnmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.