Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2947 E. 2023/660 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2947
KARAR NO : 2023/660
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2007 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında yaralama suçundan her iki mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanık … hakkında da her iki mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.

2. Bozma ilâmı öncesi, Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık … … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli kararının sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2019/7990 Esas, 2020/1137 Karar sayılı kararı ile “…Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.06.2007 tarihli iddianamesinde sanık … hakkında her iki mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin kamu davası açıldığı, sanık … hakkında her iki mağdura yönelik kasten yaralama suçuna ilişkin kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin hangi mağdura yönelik olduğu da açıklanmadan hüküm kurulması, …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/207 Esasına kaydedilen davada yapılan suç duyurusu üzerine Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2020 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her iki mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması için ve sanık … hakkında her iki mağdura karşı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (e) bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/24 Esasına kaydedilen bu davalar Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/207 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
5. Birleştirilerek görülen davada Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarih ve 2020/207 Esas, 2021/1355 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiş, sanığın cezası 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca bozma öncesi verilen cezadan daha ağır olamayacağından kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesine, karar verilmiş, sanık … … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiş, sanığın cezası 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca bozma öncesi verilen cezadan daha ağır olamayacağından kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hiçbir delil mevcut olmadığına, alt sınırdan ceza verilebileceğine, seçenek yaptırımlara çevrilebileceğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, sanıkta suç kastı bulunmadığına, mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiklerine, hürriyeti tahdit suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıklar …’nın ve …’ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek silahla ve zor kullanarak mağdurların hürriyetini kısıtladıkları ve mağdurların, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralandıktan sonra sanıkların yanından kaçarak kurtuldukları iddiasına ilişkindir.
2. Olayı ihbar … kolluk görevlilerince suç mahalline gidilerek 03.06.2007 tarihli tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlileri tarafından tutulan 04.06.2007 tarihli teşhis tutanağı ile mağdurların kendilerini silah zoru ile araca bindiren, bıçakla yaralayan sanıkları teşhis ettikleri anlaşılmıştır.
4. Adli Tıp Kurumunun 05.06.2007 tarihli 4060 sayılı adli raporunda mağdur …’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
5. Adli Tıp Kurumunun 05.06.2007 tarihli 4059 sayılı adli raporunda mağdur …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
1. Dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay günü mağdurların, …’in sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken cadde üzerinde karşıya geçmekte olan sanık …’na aracın çamurluk kısmının çarptığı, mağdur …’in sanıktan özür dileyerek yoluna devam ettiği ve çalıştıkları şantiyeye gittikleri, bu sırada sanık …’nın motosikletle mağdurları takip ederek arkalarından şantiyeye geldiği ve her iki mağduru silah zoru ile geldikleri araca bindirdiği ve kendisi de aracın arka kısmına oturduğu, şantiyenin 150-200 metre ilerisinde olan Belediye duş kabinlerinin bulunduğu yerde aracı durdurduğu ve bu sırada diğer sanık …’e telefonla haber verdiği, sanık …’in olay yerine geldiği, bıçakla her iki mağduru basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaraladığı, olay yerinden uzaklaşmaya çalışan mağdurlara engel olmaya çalıştıkları, arkalarından kovaladıkları ve bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri konusundaki ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanığın atılı suçu işlemediğine, hiçbir delil mevcut olmadığına, yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın hükmedilen cezanın seçenek tedbirlere çevrilebileceğine ilişkin temyiz isteği yönünden ise; sanığa verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, seçenek tedbirlere çevirme hükmünün uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden ise; Mahkemece, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş biçimi, fiilin diğer özellikleri güdülen amaç ve saik meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu” nazara alınarak … cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaştığının belirtilmesi ve ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda … hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

4. Bozma sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür
B. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 27.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A.4) numaralı bentte açıklanan nedenle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli, 2020/207 Esas, 2021/1355 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 numaralı fıkrasının 4 üncü bendinde yer … “sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesine” ibaresinin, “sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infaz olunmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli, 2020/207 Esas, 2021/1355 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.