YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3043
KARAR NO : 2023/2336
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin, 29.02.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararı ile “… basit yargılama usulünün Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekliliği …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, basit yargılama usulü uygulanarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı nedeniyle genel hükümlere göre yargılama yapılmıştır.
5. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, süresi içerisinde koşullu salıverilme kararı ve Buca Açık Ceza İnfaz Kurumunun ihtarını içeren yazı ile birlikte Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurduğunu ancak kimlik belgesinin olmaması nedeni ile başvurusunun kabul edilmediğine, mağduriyetinin giderilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın hükümlü olarak bulunduğu Buca Açık Ceza İnfaz Kurumundan 13.08.2015 günü tahliye olduğu, sanığın tahliye olduktan sonra 5 gün içerisinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği halde bu süre içerisinde müracaat etmeyerek firar ettiği iddia edilmiştir.
2. Sanık, süresi içerisinde koşullu salıverilme kararı ve Buca Açık Ceza İnfaz Kurumunun ihtarını içeren yazı ile birlikte Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurduğunu ancak kimlik belgesinin olmaması nedeni ile başvurusunun kabul edilmediğini beyan etmiştir.
3. Kolluk güçleri tarafından 11.12.2015 tarihinde yakalanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, firar tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın hükümlü olarak bulunduğu Buca Açık Ceza İnfaz Kurumundan 13.08.2015 günü tahliye olduğu, tahliye olduktan sonra 5 gün içerisinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği, tebliğ edildiği halde bu süre içerisinde ve sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen müracaat etmeyerek firar ettiği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a. Tekerrüre esas alınan İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/274 Esas ve 2011/43 Karar sayılı ilamının sanığın mahkumiyetine ilişkin olmaması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin tekerrüre esas alınmış ise de sanığın adli sicil kaydında tekerrrüre esas Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/673 Esas ve 2014/176 Karar sayılı ilamının bulunduğu anlaşılmıştır.
b. Gerekçeli karar başlığında ”20.08.2015”olan suç tarihinin “2015” olarak gösterilmesi,
c. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasa’nın 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi çıkartılarak “20.08.2015” ibaresinin eklenmesi, hükmün 6. paragrafından “İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/274 esas ve 2011/43 karar sayılı ilamı ile 2 yıl 6 ay hapis” ibaresinin çıkartılarak “Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/429 esas ve 2015/393 karar sayılı ilamı ile 5 ay hapis” ve hükmün birinci fıkrasındaki “hareketine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaleti ile” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.