YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3060
KARAR NO : 2023/3278
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci
fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/11014 Esas, 2021/7010 Karar sayılı kararı ile ”….Anayasa Mahkemesinin14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
5. Ancak bu karara karşı sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda 13.12.2021 tarihli kararıyla sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; tekerrür hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suç tarihinde Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın 15.04.2013 tarihinde ceza infaz kurumunda firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 15.04.2014 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın açık ceza infaz kurumunda firar ettiği belirlenmiştir.
3. 06.06.2014 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın firar ettikten sonra yakalanarak ele geçtiği belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında özetle; ”Olay tarihinde Maltepe Acık Ceza infaz Kurumunda hükümlü idim, öğlen yemekten sonra benim ismim anons edildi, bende infaz memurlarının yanına gittim, bana gözün aydın … dediler, infaz koruma memuru senin kimliğin yok mu dedi ben de yok, kayıp dedim, eşyan var mı dedi ben de bir kaç eşyam var ama önemli değil dedim, benim önüme büyük bir defter uzattılar isminin karşısına imza at dediler, ben imzamı attım bana orada bulunan infaz koruma memuru tamam gidebilirsin dediler, ben güvenlik kapısının önünü doğru yürüdüm, bana ismimi sordu orada bulunan görevli, daha sonra telefonla bir yeri arayarak teyit aldı, daha sonra bana tamam çıkabilirsin dedi, olay tarihinde benim ayaklarım patlak bir durumda idi cezaevinde bulunan işçilerden sorumlu bir gardiyan bana işe geleceksin dedi, ben de rahatsız olduğumu ayaklarımın patladığını söyledim, gel oturarak çalış dedi, ben de rahatsız olduğumu söyleyince bana bağırarak “seninle görüşeceğiz Kemal ” dedi bunun üzerine ben bu olayları yaşadım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından, kurumda mahkumların tahliye ve ziyaretçi görüşü için gidildiğinde mahkumların imza attığı herhangi bir defterin bulunmadığı bildirilmiştir.
6. Tanık … beyanında; ”Cezaevi tahliye işlemleri sırasında herhangi bir defter imzalatılmıyor. Ayrıca tahliye işlemlerini başmüdür yapar, diğer işlemleri de ikinci müdür yapar, iaşe ve diğer işlemlere ilişkin bir tutanak tutulur, tahliye olduğuna dair, hükümlüye de bir evrak verilir. Bütün işlemleri bittikten
sonra infaz koruma memuru olarak bizlerden bir tanesi eşlik ederek dış nizamiye kapısına kadar götürür ve salar. Hükümlüler tahliye olsa bile tek başına bina içinden kapıya salınmaz, kapıya kadar bırakılmazlar” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Tanık … beyanında; ”Tahliye işlemleri uzun sürmektedir. Önce tahliye kararı geldiğinde ambar memuruna götürüyoruz. İaşesi kapanıyor. sonra para memurunu götürüyoruz. Varsa parası ve eşyaları teslim ediliyor. Daha sonra tekrar koğuşuna götürüyoruz. Daha sonra 16,30’da tekrar alıyoruz. Saat 17:00’deki sayıma katılıyorlar ve saat 17:30’da tahliye işlemini gerçekleştiriyoruz. Tahliye olan hükümlüyü nizamiye dış kapısına kadar görevlilerden bir tanesi götürür. Tek başına gitmez. Ayrıca tahliye olan işlemlerde müdür mutlaka kişiyi görür ve işlemleri görür ve hükümlünün eline tahliye olduğuna dair bir kağıt verilir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
8. Tanık … beyanında; ” Sanığın tahliyesi ile ilgili herhangi bir işlem yapmadım. Sanığı tanımıyorum. Dediği şekilde tahliyesi mümkün değildir. Deftere imza atma ile ilgili bir prosödür de yoktur ve hükümlüleri Açık Cezaevinin dış kapısına kadar biz götürüyoruz. Nizamiye biraz daha dışarıdadır. Açık cezaevi dış kapısında da bir nizamiye vardır. Bir de dış sınır şeklinde bir nizamiye daha vardır. Biz cezaevi dış kapısına kadar götürürüz, hasmım var der ve mahkum talep ederse son dış kapıya kadar da götürürüz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
9. Sanığa hakkında uygulanması ihtimaline binaen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinden 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Üsküdar (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2010 tarih ve 2009/215 Esas, 2010/175 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alındığı anlaşılmıştır.
Üsküdar(Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2010 tarih ve 2009/215 Esas, 2010/175 Karar sayılı ilamında nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 22.06.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tekerrür hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde yer alan ” Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, tekerrüre esas alınan mahkumiyetin UYAP sisteminde kayıtlı ve denetime elverişli olduğu, davaya konu suçun tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra işlendiği ve suç tarihi itibariyle tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz nedeni yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 15.04.2014 ve 06.06.2014 tarihli tutanaklar, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunun cevabi yazısı, Tanıklar …, … ve …’ın sanığın savunmasını doğrulamayan beyanları ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz talebi reddedilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.12.2021 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.