YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3108
KARAR NO : 2023/3277
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli iddianame ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/13175 Esas, 2021/10838 Karar sayılı kararı ile
”….Anayasa Mahkemesinin14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
5. Ancak bu karara karşı sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda 19.01.2022 tarihli kararıyla sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta, eksik araştırmaya, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığındaki bir başka soruşturma dosyasından olan ifadesi nedeniyle Aydın Adliyesine getirildiğinde ifadesi alındıktan sonra firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından düzenlenen13.12.2021 tarihli raporda; sanığın 14.10.2015 tarihinde işlediği hükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olmadığı ve ceza sorumluluğunun tam olduğu tıbbi kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir.
3. 14.10.2015 tarihli tutanak içeriğine göre; Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığındaki bir başka soruşturma dosyasından olan ifadesi nedeniyle Aydın Adliyesine getirildiğinde ifadesi alındıktan sonra aniden ortadan kaybolduğu, tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve firar ettiği belirlenmiştir.
4. 29.10.2015 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın yakalanarak ele geçtiği belirlenmiştir.
5. Sanık savunmasında; firar ettiğini kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece gerekçeli kararda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığı belirtilmesine rağmen hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca sanığın cezasında indirim yapılması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuş ise de sanık aleyhine temyiz olmadığından bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
2. Sanığın, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve 2011/392 Esas, 2012/591 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alındığı anlaşılmıştır.
Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve 2011/392 Esas, 2012/591 Karar sayılı ilamında nitelikli hırsızlık suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 29.11.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tekerrür hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde yer alan ” Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, tekerrüre esas alınan mahkumiyetin UYAP sisteminde kayıtlı ve denetime elverişli olduğu, davaya konu suçun tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra işlendiği ve suç tarihi itibariyle tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz nedeni yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 14.10.2013 ve 29.10.2019 tarihli tutanaklar, Eskişehir OsmanGazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.12.2021 tarihli rapor, sanığın ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sübuta, eksik araştırmaya ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz talebi reddedilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.01.2022 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünde belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.