Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/3178 E. 2022/14633 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3178
KARAR NO : 2022/14633
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resiş olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay tarihinde mağdureyi kullanmış olduğu telefon numarasından kendisini “Bora” olarak tanıtan bir şahsın aradığı ve 2. El telefon aldığını, bunun içinde de kendisine ait fotoğraflar olduğunu söyleyerek mağdureyi içerisinde bulunduğu aracın yanına çağırdığı, mağdurenin aracın yanına gittiğinde şahsın elinde bulunan hafıza kartını mağdureye göstererek araca binmesini söylediği, mağdurenin korkması nedeniyle araca bindiği, şahsın mağdureyi ormanlık alana götürdüğü ve burada mağdureye yönelik olarak organ sokma suretiyle istismarda bulunduktan sonra mağdureyi aldığı yerin yakınına bıraktığı, bu bırakma esnasında mağdureyi yanına çağırarak mağdurenin elinde bulunan telefonu da aldığı, mağdurenin suç tarihinde sadece hırsızlık suçundan suç duyurusunda bulunduğu,istismar olayından bahsetmediği, bundan yaklaşık altı ay sonra mağdurenin hırsızlık olayıyla ilgili olarak tekrar ifadesinin alınması için karakola çağrıldığı bu ifade alma işleminden sonra okuluna giden mağdurenin okulda ağlamaya başladığı ve cinsel istismar olayından bahsettiği ve anlattığı bu anlatımı sonucu cinsel istismar suçundan da soruşturmaya başlanması şeklinde gerçekleşen olayda, mağdureyi arayan numaranın sanık üzerine kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mağdurenin alınan ifadesinde şahsın yüzünde yara izine benzer bir iz olduğunu söylediği ve kendisini arayan numarının sahibi olan sanığın yüzünde de yara izine benzer bir iz olduğu ve mağdurun sanığın fotoğrafları gösterildiğinde sanığı teşhis ettiği anlaşılmış, sanığın alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüş ise de sanığın soruşturma aşamasında verdiği çelişkili beyanlarının görevsizlik kararı veren asliye ceza mahkemesinde alınan ifadesinde mağdureyi arayan hattın kendi üzerine olmasına rağmen kullanması için uzaktan akrabası
olan …. adli şahsa verdiği beyanı ile ağır ceza mahkemesinde verdiği savunmasında hattı arkadaşı … adlı şahsa verdiği şeklindeki ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirilmesinin gerektiği, nitekim mağdurenin aşamalarda verdiği istikrarlı ve sami ibeyanları ile mağdurun olay günü kullandığı telefon numarasına ait alınan HTS kayıtlarında sanığın mağdureye birden fazla defa mesaj attığı ve aradığının belirlenmesi, mağdurenin sanığı olay öncesinde tanımadığı ve bu nedenle sanığa iftira atmasını gerektirir bir durum olmadığı hususları göz önüne alındığında, sanığın mağdureyi hile kullanarak arabasına bindirdikten sonra ormanlık alama götürdüğünün kabulünün gerektiği ve bu nedenle suçun bir bütün olarak TCK.nın 109/2,3-f, 5. maddesinde yer alan suçu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyeti yerine çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu ile hürriyeti yoksun kılma suçundan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi, yine sanığın mağduru hile ile ormanlık alana götürdükten sonra vücuda organ sokma suretiyle istismarda bulunduğu, olayın oluş şekli mağdurenin birbirini doğrulayan istikrarlı anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre mağdurun olay dahilinde rızasının olmadığı ve bu nedenle sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekli ise de, sanık hakkında bu suça yönelik olarak 21.05.2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu karara itiraz edildiği ancak itiraz sonucu ile ilgili olarak dosya içerisinde evrak olmadığı tespit edildiğinden bu itiraz sonucunun araştırılarak, itirazın reddedilmiş olması durumunda da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak dava açtırılması, bu dava ile birleştirilerek sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca da mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan mağdur vekili ile sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.