YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/356
KARAR NO : 2023/579
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve
cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ilamı ile ”Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 … ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi uyarınca 3 ay 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın adli sicil kaydında ve Ulusal Yargı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada yer almadığı, ilamın denetime olanak verecek şekilde onaylı bir sureti getirilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın cezaevi mescit bahçesinden kaçarak firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Olay tarihinde açık ceza infaz kurumunda bulunan sanığın kapalı ceza infaz kurumuna sevki çıkması üzerine, kurum bahçesinde arkadaşlarıyla vedalaşırken mescit bahçesine doğru kaçıp, tel örgüden atlayıp firar ettiğine dair 23.01.2015 tarihli tutanak düzenlendiği görülmüştür.
3. Kolluk görevlileri tarafından tanınan ve firar ettiği bilinen sanığın cadde üzerinde kolluk görevlileri
tarafından yakalandığına dair 27.01.2015 tarihli tutanak düzenlendiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden,
Sanığın adli sicil kaydında ve dava dosyası içerisinde yer almayan Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/117 Esas, 2007/75 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alındığı anlaşılmıştır. Dava dosyası incelendiğinde, Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/2 değişik iş sayılı içtima kararında ve sanık hakkında düzenlenen müddetnamede Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/117 Esas, 2007/75 Karar sayılı ilamının yer aldığı görülmüştür.
UYAP sorgulamasına göre, sanığın Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/117 Esas, 2007/75 Karar sayılı dosyasından nitelikli hırsızlık suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 16.02.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tekerrür hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinde yer … ” Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra … bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, tekerrüre esas alınan mahkumiyetin UYAP sisteminde kayıtlı ve denetime elverişli olduğu, davaya konu suçun tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra işlendiği ve suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınan mahkumiyetin infaz edilmemiş olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B.Sanığın temyiz sebepleri yönünden,
Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın ikrar içeren savunması ve firar tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarih, 2021/713 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz
sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde karar verildi.