YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3582
KARAR NO : 2023/8113
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/317 E., 2016/105 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme
suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Kepsut Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme
suçundan beraat kararları verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.04.2021 tarihli, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazi üzerindeki ağaçları kesmek ve söz konusu arazileri ekip biçmek suretiyle tecavüzde ettikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnameye Yönelik
Dava konusu Hazine’ye ait olduğu belirtilen suça konu taşınmazlara ilişkin olarak mahallinde keşif yapılarak, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış yerlerden olup olmadığı saptanmadığı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B.Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
1.Kepsut Belediye Başkanlığının davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı,
2.6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında; öncelikle sanıkların suçu işledikleri tarih tespit edilerek mahkemece suça konu taşınmazın varsa tapu kayıtları da getirtilip dava konusu yere ilişkin olarak mahallinde keşif yapılıp, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı ve sanıkların bu yere tecavüz edip etmediği yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kesput Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.