YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3583
KARAR NO : 2023/751
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.07.2011 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında eşe karşı eziyet suçundan, 15.08.2011 tarihli iddianamesiyle de kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır. Söz konusu davalar … 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.05.2012 tarihli kararıyla birleştirilmiştir.
2. … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.10.2012 tarih ve 2011/802 Esas, 2012/765 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.10.2012 tarihli kararının sanık … müşteki kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 08.04.2019 tarih ve 2018/12694 Esas, 2019/5015 Karar sayılı kararı ile “…Şikayetçi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nun 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması
…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.06.2021 tarih ve 2019/492 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararı ile eylem bir bütün halinde eşe karşı eziyet suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri;
1. Yaralama ve eziyet suçlarından ayrı ayrı ve daha fazla miktarda ceza tayin edilmesi,
2. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri ise;
Üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdurenin, eşi olan sanık tarafından muhtelif tarihlerde darp ve silahla tehdit edilmesine ilişkindir.
2. Dosya kapsamında, mağdur hakkında alınan 16.03.2011 ve 15.06.2011 tarihli adli raporlar, tanık M.K.’nin beyanı, olay tutanağı, 20.06.2011 tarihli … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün Ekspertiz Raporu mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında, suç tarihi olarak 16.03.2011 tarihinin de gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
A. Tebliğname Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
1. Mahkemece, mağdurenin muhtelif tarihlerde, bir çok kez, sanık tarafından yaralandığı, silahla tehdit edildiği bu nedenle eyleminin bir bütün olarak eziyet suçunu oluşturduğu kabul edilmesinde ve sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kastının yoğunluğu” nazara alınarak belirlenen … cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesine bir aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik temyiz itirazında ise; T.C. Anayasasının 41 … maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, …’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
C. Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
Dosya kapsamında tanık M.K.’nin, mağdurenin, sanık tarafından … süre darp edildiğine ilişkin alınan beyanı, mağdurenin çeşitli tarihlerde yaralandığını belirtir nitelikteki adli raporlar ve mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, mağdurenin sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde bedensel yönden acı çekmesine neden olduğuna yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış olup, bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.06.2021 tarih ve 2019/492 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararında sanık … katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.