YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3617
KARAR NO : 2023/1916
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarih ve 2019/17509 Esas, 2021/11985 Karar sayılı kararı ile;
”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine sanık hakkında Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak basit yargılama usulünün uygulanması ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir ve sanık bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur.
5. İtiraz üzerine yeniden duruşma açılarak, Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında atılı suçtan 5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi suçu zorunluluk nedeniyle işlediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın ayrıldığı özel izinden dönmemek ve sonra yakalanmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Olay tutanağının incelenmesinde sanık …’nun 15.05.2015 tarihi saat 16:00’da ayrıldığı yedi (7) günlük özel izinden, 22.05.2015 tarihi saat 16:00’da dönmesi gerekirken dönmediği anlaşılmaktadır.
3. Dosya içerisindeki yakalama tutanağına ve sanığın kabulüne göre; sanık 23.08.2015 tarihinde polis memurları tarafından yakalanmıştır. Sanık sorgusunda “22.05.2015 tarihinde cezaevinde olmam gerekirken gitmedim. Bunun sebebi ailevi sebeplerdi. Ben kendim teslim olmadım. Polis tarafından yakalandım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarih ve 2021/582 Esas, 2021/662 Karar sayılı
kararında, olay tutanağı, yakalama tutanağı, sanığın ikrarı ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarih ve 2021/582 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.