Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4178 E. 2023/5828 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4178
KARAR NO : 2023/5828
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/249 E., 2022/516 K.
SUÇ :Köy tüzelkişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmaza tecavüz
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzelkişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmaza tecavüz suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli bozma ilamı ile, Maliye Hazinesinin duruşmadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma hakkı tanınmaksızın yargılamaya devam ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, aynı mahkemenin 2018/285 Esas sayılı dava dosyasının bu dava ile birleştirilmesine karar verildiği halde, bu dosyadaki sanık ve suç hakkında herhangi bir karar verilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın harmanyeri vasfı ile tapuya kayıtlı Dipdede Köyü 128 ada 6 nolu parseldeki taşınmaza duvar örmek ve bahçe yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Zamanaşımına yönelik temyiz nedenleri yönünden,
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)154 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfı ile 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasının alındığı 21.05.2014 tarihinde zamanaşımının kesildiği, bu tarihten itibaren zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı belirlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında zamanaşımı durduran haller düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, ”Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının … veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde,… meselenin çözümüne kadar dava zamanaşımı durur.”
Mahkemece 27.02.2019 tarihli duruşmada Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/39 ( eski 2014/57 Esas) esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, hüküm duruşmasına kadar bu dava dosyasının sonucunun beklendiği, hüküm duruşmasında bekletici mesele hususunda herhangi bir ara karar kurulmadan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada bekletici mesele yapılmasına karar verilen dava dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre bekletici mesele hususunun zamanaşımını durduran hallerden olduğu ve durma süresi dikkate alındığında zamanaşımının hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın esasına yönelik bir karar verilmesi yerine zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Diğer temyiz nedenleri yönünden,
1. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/285 Esas sayılı dava dosyasının işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği halde, birleşen dosya ile ilgili herhangi bir hüküm kurulması,
2. Bozma nedenlerine ve yargılama sonucuna göre, Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci

maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması hususları nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde karar verildi.