Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4433 E. 2023/792 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4433
KARAR NO : 2023/792
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/447 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararının, mağdurlar … ve … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Mağdurlar … ve … ile mağdurların yasal temsilcilerinin 10.07.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun ) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdurlar vekilinin sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/447 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından vekalet ücreti yönünden temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında mağdurlar …, … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ( a ve f ) bentleri, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 … maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/447 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar …, … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyiz isteği, vekalet ücretine ilişkindir.
2. Mağdurlar … ve … vekilinin temyiz isteği, sanığın cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma sonucu karar verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Mağdurlar … ve … vekilinin temyiz isteği yönünden ;
Mağdurlar … ve … ile mağdurların yasal temsilcilerinin 10.07.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurların kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdurlar vekilinin sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.

IV. KARAR
A. Mağdurlar … ve … vekilinin temyiz isteği yönünden ;
Mağdurlar … ve … ile mağdurların yasal temsilcilerinin 10.07.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdurlar vekilinin sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdurlar … ve … vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/447 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü uyarınca 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin hâzineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.