YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4435
KARAR NO : 2023/924
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/620 E., 2021/861 K.
SUÇ : 5464 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2013/5815 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 241 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/65 Esas, 2013/618 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tefecilik yapma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 241 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 51 … maddesi uyarınca verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2014/11173 Esas-2018/4351 Karar sayılı kararı ile, “Sanık hakkında benzer eylemleri nedeni ile açılan davaların araştırılarak, mümkün ise dosyaların birleştirilerek zincirleme suç hükümleri çerçevesinde sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılamada; sanığın benzer eylemi nedeni ile yargılaması devam eden Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/571 E, 2021/535 Karar sayılı dosyası ile iş bu dava dosyamız birleştirilerek, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli, 2018/620 E., 2021/861 K. Sayılı kararı ile sanığın, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırı şekilde sahte belge düzenlemek suçundan, 5464 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7 … hapis ve 10.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri
1. Suç kastı olmayan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin,
2. Dosyaya konu eylem bakımından öngörülen zaman aşımı süresi dolmasına rağmen düşme kararı verilmemesinin,
3. Aleyhe bozma yasağına aykırı davranılarak bozma sonrası sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin
hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın iş yerindeki pos cihazlarından %2,5 faiz komisyon karşılığı ödünç para vererek, gelen şahısların kontör satışı adı altında nakit ihtiyaçlarını karşıladığı iddiasına ilişkindir.
2. Vergi Denetim Kurulunun 05.12.2012 tarihli raporunda, sanığın bir yıl içinde birden çok kişiye faiz karşılığı borç para vererek kazanç elde etmesine rağmen bu durumu vergi dairesine bildirmediği, bu işlemi iş yerindeki pos cihazını kullanarak yaptığı, 2011 yılında 204.516.00 TL’lik işlem yapıldığı belirtilmiştir.
3. Sanık hakkında 16/05/2012 tarihli benzer eyleminden dolayı, 05/04/2013 tarihli iddianame ile Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinde de dava açıldığı görülmüş ve bu eylemi ile dosyamıza konu 05/12/2012 tarihli eylemi arasında hukuki bir kesinti olmadığı belirlenmiştir.
4. Tanık B.B vergi müfettişine verdiği ifadede “Sanığın iş yerindeki post makinesinden kontör alıyormuş gibi işlem yaptıklarını ancak gerçekte … borcunu döndürdüklerini” belirtmiş, mahkemede de “İfadesinin doğru olduğunu ancak paraları sanığa değil ,… … …’a verdiğini, sanığın olayla ilgisi olmadığını” beyan etmiştir .
5. Tanık M.E gerek vergi müfettişine gerek ise mahkemede verdiği ifadesinde “Olay tarihinde nakit ihtiyacı sebebiyle sanığın iş yerindeki pos cihazından çekim yaptığını” beyan etmiştir
6. Sanık savunmasında “İş yerinin kendisine ait olduğunu, tefecilik yapmadığını, kontör satış işlemlerinin doğru olduğunu” belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanunun 241 … maddesinde düzenlenen tefecilik suçu ile birlikte 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ıncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu ve suç tarihi itibarı ile her iki suç için öngörülen cezaların aynı olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ve … norm ilkesi önceliği gereğince sanık hakkında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ıncı maddesinin uygulama önceliğinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamede yer … bozma görüşüne iştirak olunmamıştır
B. Sanık ve Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Suç Kastına ilişkin
Dosyadaki olgular ve tanıkların anlatımları itibari ile; Telekomünikasyon ekipman parçaları satışı yapan sanığın, kontör satışı adı altında, belirli bir faiz karşılığında muhtelif kişilerin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla POS cihazlarından ödünç para verdiği, kişilerin bu şekilde kredi … borçlarını öteledikleri … olup mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Zaman Aşımı Süresinin Dolduğuna İlişkin
Sanığa yüklenen suçun, yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağan üsütü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ve sanık hakkında zaman aşımını kesen sebep olarak mahkumiyet kararının verildiği tarih dikkate alındığında her iki sürenin de dolmadığı anlaşılmıştır.
3.Aleyhe Bozma Yasağına Aykırı Şekilde Fazla Ceza Tayin Edildiğine İlişkin
Birleşen dosyaya konu eylem hakkında Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/333 E. 2015/454 K. sayılı kararı ile sanığın tefecilik suçundan 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve ilgili kararın sanık ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2018/5612 E, 2021/4714 K sayılı ilamı ile “Sanık hk benzer eylem nedeni ile açılan dosyaların araştırılması gerektiği, ayrıca eylemin 5237 sayılı Kanun 44 üncü ve … norm önceliği gereği 5464 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesinde yer … zincirleme şekilde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturulduğu” gerekçesi ile bozulduğu, bu bağlamda bozma öncesi sanık hakkında aleyhe temyiz talebinin bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
C.Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli, 2018/620 Esas, 2021/861 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve
müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.