YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4478
KARAR NO : 2023/3446
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.09.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ….basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 27.01.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
3. Suç kastının olmadığına,
4. Lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR:
Dava konusu olay, sanığın 04.09.2015 günü Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapıldığı, 05.09.2015 tarihinde kuruma teslim olması gerekirken teslim olmadığı ve firar ettiğine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının bulunması ve mahkemece tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedenleriyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddelerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla lehe hükümlerin uygulanması talebine yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın ikrarı, hükümlü nakil izin belgesi ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek;
sanığın mahkûmiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hususu yönünden hüküm isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün birinci fıkrasında “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.