YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4550
KARAR NO : 2023/5509
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/835 E., 2022/586 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.06.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
3. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararıyla savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanması ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde iken kızı ile yaptığı telefon görüşmesinde kızının, annesinin Tosun lakaplı bir kişiyle yaşadığını ve bu şahsın kendisine dokunmak suretiyle tacizde bulunduğunu beyan etmesi üzerine, şahıs hakkında şikayetçi olması ve yapılan soruşturma neticesinde … lakaplı şahsın üzerine atılı suçu işlemediğinin belirlenmesi, sanığın da bu şahsın soruşturma geçirmesini sağlamak nedeniyle şikayetçi olmak suretiyle iftira attığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın olay tarihinde açık ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, cezaevinde iken kızı … ile yaptığı telefon görüşmesinde kızının sanığa, annesinin Tosun lakaplı bir kişiyle kaçtığını ve bu şahsın kendisine dokunmak suretiyle tacizde bulunduğunu beyan etmesi üzerine, sanığın cezaevinden firar ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın kızı olan …’ün Cumhuriyet Başsavcılığında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesinde, annesinin ve birlikte yaşadığı … lakaplı şahsın bonzai kullandıklarını ve bu şahsın 5 … önce karın bölgesine dokunduğunu, kendisinin de bunu babasına söylediğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
3. Yine dosya içerisinde tanık olarak ifadesi alınan polis memuru T.S.’nin ifadesinde de, sanığın eşinin başka bir şahısla kaçması nedeniyle firar ettiğini mahalleden duyduğunu, bunun üzerine sanık … ile konuştuğunu, kendisine eşinin kaçmasından dolayı firar etmesinin yanlış olduğunu söylediğinde sanığın kendisine ” bilmediğin şeyler var” dediğini, aradan beş on dakika geçtikten sonra çocuklarına sarıldığını ve ağlamaya başladığını, ağlama nedenini sorduğunda sanığın kendisine eşinin kaçtığı şahsın kızının vücuduna dokunduğunu öğrenmesi nedeni ile firar ettiğini söylediğini, yanlarında bulunan kızının da babasını doğruladığını beyan ettiği belirlenmiştir.
4. İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir.
5. Dava konusu olayda, yukarıda yer alan hususlar ile sanığın aşamalarda alınan istikrarlı savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kızının taciz edilmesi nedeniyle şikayetçi olduğu hususunun kızı olan Sibel’in alınan ifadesiyle de doğrulandığı, Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere, sanığın husumet duyması nedeniyle katılana iftira attığı iddiasına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delile ulaşılamadığı göz önüne alındığında, sanığın eyleminin Anayasa’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet hakkı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de,
1. Katılanın iftiraya uğradığı iddia edilen suçla ilgili olarak bir … süreyle gözaltında kaldığı anlaşıldığından sanığın cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında kurulan ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve bu hükümde birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı gözetilmesizin, son hükümde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.