YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4576
KARAR NO : 2023/131
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/697 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararının, mağdur vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Mağdurun 03.03.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun ) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdur vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/697 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62
nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2020/19526 Esas, 2021/19099 Karar sayılı kararı ile ” adli sicil kaydında mahkumiyet kararı niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan ve suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırım ya da tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmuştur.
4. Yargıtay bozma sonrası bozmaya uyularak Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/697 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık şikayetçi sıfatıyla Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunmuş olduğu 27.03.2015 havale tarihli şikayet dilekçesiyle, 1985-1989 yıllarında muhtar olarak görev yaptığını, 2014 yılında köy tüzel kişiliğinin mağdur aleyhine köye ait meraya tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1062 Esas sayılı dosyasında müdahalenin meni davası açtığını, mağdurun mahkemeye delil olarak sunduğu suça konu 17.11.1988 tarihli senettir ibareli belgenin sahte olarak düzenlendiğini, belge üzerinde bulunan kendisine ait imza ve mührün sahte olduğunu, böyle bir belgeyi düzenlemediğini ve onaylamadığını belirtip mağdur hakkında şikayetçi olmuştur.
2. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mağdur hakkında … belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatılmış ve soruşturma sırasında alınan Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.01.2016 tarihli uzmanlık raporunda, … adına atılan imzanın … elinden çıkmış olması kuvvetle mümkün ve muhtemel olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir.
3. Uzmanlık raporu alındıktan sonra sanığın Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03.02.2016 tarihinde alınan beyanında, uzmanlık raporunu kabul etmediğini, belgeyi kendisinin düzenlemediğini, belgenin sahte olduğunu, iftira atmadığını belirttikten sonra suça konu belge kendisine gösterildiğinde belge üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak içeriğini hatırlamadığını beyan etmiştir.
4. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mağdurun üzerine atılı sahtecilik suçunu işlemediği gerekçesiyle 04.02.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında iftira suçundan verilen hükme karşı mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden ;
Mağdurun 03.03.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdur vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında iftira suçundan verilen hükme karşı sanığın temyiz isteği yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdura hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazı yönünden ilk derece mahkemesinin hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında iftira suçundan verilen hükme karşı mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden ;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/697 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında iftira suçundan verilen hükme karşı sanığın temyiz isteği yönünden ;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/697 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen ve somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi.